İbrahim TENEKECİ
Hayatı (1970) Taşköprü'da doğdu. İlk ve orta okulu İstanbul'da okudu. Lise öğrenimini yarıda bıraktı. Halen özel bir şirkette çalışmaktadır. Şiirleri, çeşitli dergilerde yayımlandı. Şairin, Üç Köpük ve Peltek Vaiz adlı iki şiir kitabı vardır.
Şiirlerinden Örnekler
KIRKI ÇIKMAMIŞ SEVDAMIZA ŞİİR
paylaşılan mutluluğu severim engin denizler kadar güzeldir o.
I bana ait olmayan cesetleri yaktım bütün gece küllerini savurdum dans ettim ay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızca ve saçlarımdan bir ceset düştü suya aldım öptüm gözbebeklerinden cazibesini yitirmiş bir kadındın sen seni ben güzel yaptım.
II davudi bir sesim vardı sonra kayboldu yıldızların üzerine çığ düştü ve ellerim damıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsun ah, tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilen gözlerine çiy düşmüştü üşümüştün aldım ısıttım seni.
III ben uzaktan severim seni de öyle sevdim bir tutam gökkuşağı karıştı sevdamıza kuş kanadı bir tutam bıraktık korkularımızı uçtuk gittik.
İbrahim TENEKECİ
Ulu Orta
seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin nazlanırsın ama bir gün gelirsin
düşen bir yaprağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa paralı asker miyim neyim ben ekleyip duruyorum sabahları akşama ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim hem de mayhoş elma tadında.
kendimi de koysam ayağımın altına yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına. çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle. budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin nereye konsam geri sayım başlıyor kurcalıyor beni bir çırağın elleri ah, unufak olsam ve desem ki ağzın tat görmesin hayat kandırdın beni.
sorma, elim kırılsın bir daha dokunursam güneşe.
kılpayı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse oyum ben. yaralı serçe, benim için dua et: gök bir kayalık gibi şimdi üstümde doktor şükrü bey'den üç ayda bir reçete.
acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması bir yastık arıyorum kuş seslerinden mühim değil sonrası.
sorma, yangın sönseydi suyla denizler her akşam böyle yanmazdı.
yakar top oynayan melekler gördüm güneşle büyük çiftçiler gördüm dağları biçen yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda.
şiirler söyledim belki duyarsın diye çığlıyımdım içinde dilsiz bir şehzadenin sana seslendim durdum bu küçücük odadan acımı duy, sensin pusulam benim ki dünya silinmiş bir harita gibi yabancı bana.
sorma, usulca uzandığında bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
İbrahim Tenekeci
Taşköprü'den Bakış
|