46 Takipçi | 110 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Kitap Yazar Eleştiri

Edebiyattan Sinemaya

Eğitim Öğretim

Diğer İçeriklerim (440)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (46)
22 07 2006

SARIMSAK BEREKETİ YÜZLERİ GÜLDÜRDÜ

Sarımsak bereketi yüzleri güldürdü Bin yılın mucize bitkisi denilmesine rağmen geçtiğimiz yıllarda üreticisini perişan eden sarımsak bu sene yüz güldürüyor. Sarımsak cennetti Taşköprü'de sevinç var. Ve işte sarımsağın başlıca yararları: 19 Ekim 2005 16:16 Yazı boyutunu büyütmek için             Geçtiğimiz yılları kıstas almayıp bu yılda sarımsak üretimine devam eden çiftçi halinden memnun iken önceki yıllarda hüsrana uğrayıp bu yıl başka ürüne yönelen çiftçinin ise boynu bükük durumda. SARIMSAK HER GEÇEN HAFTA DEĞER KAZANIYOR Dünyada en kalitelisinin Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yetişen sarımsak, üreticisi tarafından beyaz altın olarak adlandırılıyor. Buna rağmen önceki senelerde hak ettiği değeri bulamayan ve Taşköprü’de bile ırmaklara dökülen sarımsak bu yıl 1.5 - 2 milyondan piyasaya giriş yapmasına rağmen fiyatı her geçen hafta tırmanmaya devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz haftada sarımsak 4 - 5 YTL’den alıcı buldu. Önceki gün Taşköprü’de kurulan sarımsak pazarında ki fiyatlar ise şöyle oluştu: 1. sınıf sarımsak 4-5 YTL, 2. sınıf sarımsak 2.5- 3 YTL, üçüncü sınıf sarımsak 1 YTL.’den alıcı buldu. ÜRETİM AZALDI Sarımsağın bu yıl hak ettiği rakama ulaşmasındaki en büyük neden ise önceki yıllarda hüsrana uğrayan ve zarar eden sarımsak üreticisinin bu yıl üretimi düşürmesi ve başka alternatif ürünlere yönelmesinden kaynaklanıyor. Yıllar itibari ile değişmekle birlikte 18.000 - 22.000 ton ile Türkiye’nin %25’lik ihtiyacını karşılayan Taşköprü’de bu yıl ise üretim 15.000 ton civarında. Talep olması durumunda ise Taşköprü 60.000 ton sarımsak üretebilecek kapasitede. “KAÇAK SARIMSAK PİYASAYI ETKİLİYOR” Konuyla ilgili konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan’da çiftçisinin bu yıl emeğinin karşılığını aldığından dolayı mutluluk duyduğunu belirtti. Sarımsak fiyatlarının yıllara oranla değişkenliğinin sebebini ise Altan, Çin’d... Devamı

22 07 2006

'ASIL' ADI ALLİUM SATIVUM!'MUŞ BİZ SARIMSAK DEYİP GE

'Asil' adı Allium Sativum!     Biz onu 'sarmısak' diye tanıyoruz ama asıl (ya da asil) adı Allıum Satıvum. Gıda olarak önemli olduğu kadar ilaç olarak da büyük önem taşıyor. Çiğ sarmısak yemeyen Avrupalılar 'hap' olarak yutuyorlar. Türkiye'de de 66 mg'lık sarmısak tozu içeren 100 drajelik 'cirkulin' hap üreten firmalar var         BÜLENT YARDIMCI        Prof. Turhan Baytop, "Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi" kitabında şunları yazıyor: "Ünlü tarihçi Heredot, Mısır'daki Keops piramidinin üzerindeki kitabede, piramitin inşaasında çalışan işçilere 1600 gümüş talen değerinde soğan, turp ve sarmısak dağıtıldığının yazılı olduğundan bahseder. MÖ 2800 yıllarında inşa edilen Keops piramidinin inşaatında çalışan işçilere soğan, turp, sarmısak dağıtılmasının nedeni önceleri anlaşılamadı. Bugün bunun, o inşaatta çalışan pek çok sayıdaki işçileri salgın hastalıklara karşı koruyucu mahiyette kullanıldığı anlaşılmıştır."    Bilimsel adı Allium Sativum olan sarmısağın nimetlerinden söz edeceğim. İnsanoğlu 4.800 yıldır sarmısağı biliyor ve kullanıyoruz. Önce nasıl kullanıldı acaba?... Gıda olarak mı ilaç olarak mı? Prof. Baytop'un makalesindeki bilgilere bakınca da bu sorunun yersiz olmadığı anlaşılıyor. Çünkü her iki özelliğinin de aslında birbirinden aşağı kalır yanı yok.    Tansiyon ve kolesterol düşürücü etkisi biliniyor. Antidiabetik, anti bakteriyel, lipit düşürücü, dolaşım bozukluklarında tamamlayıcı özellikleri olduğu anlaşılınca çiğ sarmısak yiyemeyen Avrupalılar, sarmısak hapı yapıp yutmaya başladılar. Türkiye'de Münir Şahin ilaç firması sarmısak hapı üretiyor. Bu haplar, bağırsakta çözüldüğü için koku yapmıyor. Türkiye eczanelerinde 66 mg. sarmısak tozu ihtiva eden 100 drajelik bir kutu Cirkulin 6 milyon liraya satılıyor. İnternet sitelerinde ise 100 adetlik sarmısak tabletleri 35 milyon liradan satışa sunuluyor... Devamı

22 07 2006

TAŞKÖPRÜ / KASTAMONU

ABANA AGLI ARAC AZDAVAY DEVREKANI DADAY CATALZEYTIN CIDE BOZKURT DOGANYURT HANONU IHSANGAZI INEBOLU KURE PINARBASI SEYDILER SENPAZAR TASKOPRU TOSYA     ILCENIN TARIHCESI   Taskopru ilcesi adini Gokirmak uzerinde M.S.1200 yillarinda yapilan yedi gozlu 150 metre uzunlugundaki Taskopru'den almistir. Kastamonu il merkezine 42 km. uzaklikta bulunan ilcemiz eski adi Ponpeiopolistir.  Romalilar M.O. 64 tarihine Paflogonya'yi almislar Taskopru'yu il merkezi yapmislardir. (M.SD.395) Bizanslilar Cagi'nda Kastamonu gelisince Ponpeiopolis kuculmus, Osmanlilar Devri'nde Kastamonu'ya bagli kadilik olarak idare edilmis (1284) teskilati ile 1864 tarihinde ilce olmustur. Romalilar Poplogonya'yi zatettikten sonra komutan Pmpenin isminden dolayi TASKOPRU'ye (Pompeiopolis) demisler. Etiler Orta Anadolu'da yasarken Taskopru ve civarindan Gasga (Kaska) adli bir devletin hukum surdugunu Eti kaynaklari haber vermektedirler. Gasgalar yaptiklari savaslarin sonunda Eti'lere yenilmisler Paplogonya Eti egemenligine girmistir. M.O. 1330. Taskopru'ye en fazla onem veren Muzafferettigazi'dir. Turk-Islam Cagi'ndan istilaya ugramamis ve savas gormemis olan Taskopru arkeoloji itibariyle pek zengin ve ehemmiyetli bir yerdir. Hoyukleri, tumuluslari, kaya tunelleri, kaya mezarlari, kaleleri, Muzafferettingazi Hamami, Abdalhasan Koyu Hamami, Kornapa, Yazihamit Kizilkese Camileri birer sanat eseri olup ayakta duran vesikalardandir. Taskopru biri 1308, digeri 1927 de olmak uzere iki defa yanmis ve bircok tarihi eser yokolmustur. EGITIM VE OGRETIM ilkogretim, ortaogretim, kiz teknik, erkek teknik, din ogretimi vardir ve okul oncesi egitim de verilmektedir. Ayrica Halk Egitim Merkezi de bulunmaktadir. Ilcemiz okullarinda kulturel ve sportif faaliyetler basarisi yildan yila devam etmektedir. 75.... Devamı

22 07 2006

TAŞKÖPRÜ (KASTAMONU) BEYKÖYÜ CAMİİ

Kastamonu Taşköprü Beyköyü Camii Beyköyü, Taşköprü'nün on kilometre kadar kuzeyindedir. Köyün adı ile anılan cami, Candaroğulları'na ait köy camilerinin tipik bir misalidir. Kapısının üstündeki kitabesine göre, H. 834 (1430) yılında Abdullah Bey'in oğlu Büyük Emir Efendi Bey tarafından yaptırılmıştır. Koyuca renkte, irili ufaklı yonma ve moloz taşlarla yapılmış olan bu cami tam bir köy yapısı karakteri taşımaktadır. İçi, dışı, çatısı ve detayları ile büyük bir sadelik içinde, çok basit ve tabiî yapılıştadır. Son cemaat yeri: Üst katta odaları ihtiva eden ve iki katlı olan bu kısım son yıllarda gördüğü bir tamirde tamamen yenilenmiştir. Köy sakinlerinin ifadesine göre eskiden de son cemaat yeri kapalı ve ahşap imiş ve minareye bugünkü gibi bu yerden çıkılırmış ki, eski minare bugünkünden biraz farklı yapılışta imiş. Cami iç hacmi: Camiye çift kanatlı basit bir kapı ile girilir. İç ölçümü 8.77x11-93 metredir. Kıble duvarına dik istikamette uzanan 18X23 santim kesitindeki tavan kirişleri, enine atılmış üç ana kirişe otururlar. Bunlardan ikisi ön ve arka duvarlara yanaştırılmış, üçüncüsü tavanın tam ortasından geçirilmiştir. Ana kirişler, birisi caminin tam ortasına isabet eden, diğerleri duvarlara dayalı 20x30 santim kesitindeki direklere otururlar. Böylece dış duvarlardan ayrı olarak, ahşap bir konstrüksiyon teşkil edilmiştir. Orta ana kirişin direklerine, iki metre irtifadan sonra takviye kısımları ilâve edilmiş ve bunlar uzun tutulmuş başlık ağaçlarıyla birlikte işlenerek iki düz kemer yapılmış, böylece de cami hacmi ikiye bölünmüştür. Tavan kirişlerinin üstüne kalaslar döşenmiş, caminin üzeri ahşap çatı ve kiremitle örtülmüştür. Kirişlerin altına kadar yükseklik 4.77 metredir. Kuzey duvarında hiç pancere yoktur. Doğu ve batı duvarlarına alttakiler büyücek, üsttekiler küçük olmak üzere üst üste ikişer gurup, kıble duvarına yalnız üstte iki küçük pencere açılmıştır. Üst sıradaki pencereler dışarıdan dar uzun tutulmuş, içeriye doğru genişlet... Devamı

21 07 2006

TOPLUMCU SANATIN SAVAŞ YILLARINDA ŞAİR / GÜNGÖR GENÇAY

Toplumcu Sanatın Savaş Yıllarında Şair "Topluma yeni biçim vermekte olan işçi sınıfının değiştirici bir bireyi olarak yaşama yeni anlam katması, geleceğe güvenini açığa vurması, iyimser bir duyar içinde çağının yeni gerçeklerini belirtmesi görevi başlamıştır şairin..." Evrensel Kültür 09/07/2005    Güngör GENÇAY BİA (İstanbul) - Dışımızdaki zaman, kendi kurallarıyla ve alabildiğine hızlı olarak işliyor. Dünyada ve memleketimizde baş döndürücü bir değişimi yaşıyoruz.Hayatın değişmeyen yasası değişim olduğuna göre, bu olguyu doğal karşılamak gerekir elbette. Ne var ki zaman, olumsuzluklara, bozulmalara yönlendirici bir fırtınanın egemenliğini etkin kılarak bugünlere ulaştı. O nedenle hayatın her alanında kokuşmalar ve çöküntüler yaşanırken; doğal bir biçimde olması gereken şeyler, erdem gibi görülerek aranan güzellikler durumuna geldi. Dayanamayanlar, arkalarında derin bir hüzün bırakarak, kuralı bozmadan çekip gittiler.Yaz mevsiminin kapısı Yaz mevsiminin giriş kapısı olan Temmuz, bundan on iki yıl önce ölüm yolunun da kapısı oldu. 2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta Madımak Oteli'nde otuz üçü sanatçı olmak üzere otuz yedi kişinin kökten-dinciler tarafından yakılmasına göz yuman dönemin yerel ve merkezi hükümeti, Türkiye'nin sanat dünyasında yaptığı yıkımın farkında değilmiş gibi görünüyordu.Kıyımın ardından 7 Temmuz günü Rıfat Ilgaz, yapılan bu ortaçağ vahşetini veto edercesine aramızdan ayrıldı.Rıfat Ilgaz, yanlışlara karşı anında tepki gösterdiği için, aykırı bir insan olarak tanınırdı. Gazi Eğitim Enstitüsü 'nü 1938 yılında bitirmiş, okulda vereme yakalandığı için, göreve hemen başla-yamamıştı. Yattığı hastaneden 1939 yılının Ocak ayında çıkan Ilgaz, aynı yılın Ekim ayında İstanbul, Karagümrük Ortaokulu'nda göreve başladı.Henüz kitabı çıkmamıştı ama, şiirleri dergilerde ve gazetelerde yayınlanıyordu. Ölüm nedir, hastalık, yoksulluk nedir çok iyi biliyordu. 1940 yılında Servetifünun Uyanış dergisinde yayınlanan Açlık a... Devamı

21 07 2006

"EKSİK ETEK DEVRİMİ" / ŞEHRİBAN OĞHAN

12 Temmuz 2006 ’Eksik etek’ devrimiŞehriban OĞHAN / ANKARA"Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin", "kaşık düşmanı", "eksik etek" gibi atasözü ve deyimler artık tarih oluyor. Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, kadını aşağılayan, kötüleyen ve ikinci sınıf gösteren deyim ve atasözlerini sözlüklerden çıkaracaklarını açıkladı. 7 kişilik çalışma grubu oluşturan TDK, 20 bine yakın deyim ve atasözünü bilimsel incelemeye tabi tutacak. Bazıları argo, bazıları ise özellikle doğu ve güneydoğu bölge ağızlarında kullanılan, Türk gelenek, kültür ve inançlarına uymayan sözleri yeni sözlüğe almayacak olan TDK, bu olumsuz mesajların nesilden nesile geçmesini engelleyerek unutturmayı hedefliyor.35 YILLIK DEĞİŞİM Akalın kadına yönelik olumsuz sözleri ayıklama gerekçelerini "Annelerimiz, eşlerimiz, kızlarımız, kız kardeşlerimiz toplumumuzun en değerli bireyleri. Gerek kültürümüzde, gerek inançlarımızda zaten kadına değer veren bir anlayış bulunmakta. Üzerimizdeki emeklerini nasıl inkar edebiliriz" sözleriyle açıkladı. Diyanet İşleri Başkanlığı da geçtiğimiz günlerde Hazreti Muhammed’e atfedilen ve kadını aşağılayan hadislerin hadis kitaplarından çıkarılacağını açıklamıştı. Ayıklama yapılacak sözlerYeni sözlükte yer almayacak bazı atasözü ve deyimler şöyle: Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz/ Kadın erkeğin şeytanıdır/ Kadının sofusu, şeytanın maskarası/ Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir/ Avrat var arpa unundan aş yapar, avrat var buğday unundan keş yapar/ Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar/ Avradı eri saklar, peyniri deri/ Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme/ Kötü kabağın kötü dölü olur/ Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez/ Al atın iyisini yiyeceği bir yem; al avradın iyisini giyeceği bir don/ Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi/ Avrat malı, kapı mandalı.   "Sözlüklere Ayıklama... Devamı

21 07 2006

SULTANAHMET CAMİİ'NİN MİMARI KASTAMONULU / ZÜLFÜ LİVANELİ

SULTANAHMET CAMİİ'NİN MİMARI KASTAMONULU     Mimar Sinan gibi bazı mimarlar neredeyse eserlerinden daha ünlüdür ama kimi büyük mimarlar, müthiş eserler vermelerine rağmen unutuluşa terkedilirler. Eserlerinin şöhreti onları gölgeler.Sultanahmet Camii'nin mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa gibi.Batılıların Mavi Cami dedikleri Sultanahmet, muazzam mimarisi ve gökyüzünde nazlı serviler gibi salınan altı minaresiyle bir şaheserdir, dünyaca da ünlüdür ama mimarından hiç söz edilmez.Aynı kaderi karşısındaki müthiş yapının mimarları da paylaşmıştır.Ayasofya dünyaca ünlüdür ama insanlık kültürüne bu eseri hediye eden mimarların pek sözü edilmez, onlar adına mimarlık ödülleri verilmez, sempozyumlar yapılmaz.Oysa çok önemli mimarlardır bunlar.Aydınlı Anthemius ve Miletli İsidore, 6. yüzyılda bir mucizeyi gerçekleştirmiş ve insanlığa Ayasofya'yı kazandırmışlardır.İngiliz yapımı bir belgesel izlemiştim, Ayasofya'nın "Dünyanın en pahalı binası" olduğu anlatılıyordu.İmparator Justinianus'un emriyle yapılmış olan Ayasofya'ya günümüzün değeriyle yaklaşık bir milyar pound harcanmış.Bina bittiği zaman Bizans hazinesi de tamtakır kalmış.İmparator Justinanus, mimarlardan imkânsızı başarmalarını istemiş. Binanın altı dinsel gücü temsil eden bazilika formunda köşeli olacak ama üstüne dünya iktidarını vurgulayan yuvarlak bir kubbe yerleştirilecekmiş. Yani binanın altı Doğu Roma, üstü Batı Roma tarzında olacakmış.Mimar hemşehrilerimiz bu sorunu çözmek için çok uğraşmış ama sonunda başarmışlar.Dünya tarihinin en pahalı binası olan Ayasofya, altı yılda bitirilmiş.İstanbul'u yıkan depremlere dayanıklı olabilmesi için de tuğla tozu karıştırılarak esneklik kazandırılan özel bir harç icat edilmiş. Ve gerçekten müthiş depremlere direnmiş Ayasofya.Ama ne yazık ki yapıldıktan sadece 20 yıl sonra 557 depreminde kubbesi çökmüş, sonradan yeni bir kubbe yapılmış.Aydınlı Anthemius, Miletli İsidore, Ağımaslı Mimar Sinan ve Kastamonulu Mehmet Ağ... Devamı

21 07 2006

BOZKURT ŞENLENDİ

BOZKURT ŞENLENDİ     Bozkurt Kültür Deniz ve Yayla Şanliği dün akşam üzeri saat 18.00’de Abana ile Bozkurt sınırında bulunan 700’üncü Yıl Bozkurt Şehitler ve Gazilik Anıtında yapılan dua ile başladı. Kastamonu’nun en eski ve en köklü ilçelerinden olan Bozkurt ilçesi’nde bu yıl 34’üncüsü yapılan Bozkurt Kültür Deniz ve Yayla Şenlikleri dün dualarla başladı. Bozkurt- Abana sınırında bulunan 700’üncü yıl Bozkurt Şehitler ve Gaziler Anıtında toplanan ilçenin önde gelenleri ve vatandaşlar burada yapılan dualarla başladı. Bu yıl 34’üncüsü yapılacak olan şenliklerin açılışından sonra akşamda Bozkurt Merkez Camiinde Şehitler ve gaziler için vede Bozkurtlu olupta ahrete intikal etmiş olan vatandaşların ruhuna mevlidi şerif okutturuldu. Açılış programında olan ilahi dinletisi ise yine dün akşam saat 21.30’da belediye bahçesinde toplanan vatandaşların katılımı ile yapıldı. Bozkurt Belediye Başkanı Engin Canbaz ve Kaymakam Kemal Yıldız ile çok sayıda ilçe esnafı ve İstanbul’dan gelen Bozkurtlu vatandaşlar katıldı. Bozkurt Kültür Deniz ve Yayla Şenlikleri bugün İlişi’de(Yakaören) yapılacak olan şenlik açılışı ile devam edecek. BAŞESGİOĞLU BUGÜN BOZKURT’TA Şenliklerin açılışına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hemşehrimiz Murat Başesgioğlu ve Kastamonu Valisi Mustafa Kara ve Kastamonu’dan çok sayıda protokol katılacak. Yarın akşam yeni düzenlemesi yapılan Türk Tarih Meydanın da yapılacak olan halk konseri ve havai fişek gösterileri nin ardından içki ve sigara bırakan vatandaşlara Belediye Başkanı Engin Canbaz tarafından çeşitli ödüller verilecek. 21/07/2006bozkurt gündem ... Devamı

21 07 2006

FOLKLORCULARIMIZ İSTANBUL'DA DERECEYE GİREMEDİ

FOLKLORCULARIMIZ İSTANBUL'DA DERECEYE GİREMEDİ     Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Yaygın Eğitim Kurumları Arası Halk Oyunları Final Yarışması, İstanbul'da yapıldı. Kadıköy Zübeyde Hanım Öğretmenevi Konferans Salonu'ndaki yarışmayı, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı Refet Angın, Çıraklık Eğitimi Genel Müdür Yardımcısı Hasan Terzi, Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanı Metin Cengiz, İstanbul Valisi Muammer Güler'in eşi Neval Güler, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey ve eşi Handan Balıbey de izledi. Ekiplerin gösterilerinden önce konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çelik, bakanlık olarak gençlere temel eğitim ve fen bilimlerinin yanında, bedensel ve ruhsal gelişimlerine katkıda bulunmak için bu tür hizmetler verdiklerini söyledi. Yarışmaya İzmir, Elazığ, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kars, Kırşehir, Bursa, Eskişehir, Ordu, Diyarbakır, Antalya, Iğdır, Tekirdağ ve Artvin halk eğitim merkezlerinin halk oyunları ekipleri katıldı. Yarışmada İzmir ekibi birinci, Artvin ekibi ikinci ve Tekirdağ ekibi de üçüncü oldu. ... Devamı

21 07 2006

MUAZZEZ ERSOY'UN SPONSORU KAS-DER

MUAZZEZ ERSOY'UN SPONSORU KAS-DER     Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) seçimlerinin ardından Vali Mustafa Kara’yı ziyaret eden Genel Başkan Yücel Gündoğdu, Şapka İnkıla etkinlikleri için söz verdiği Muazzez Ersoy’un Kastamonu’ya getirilme konusundaki tüm anlaşmaları genel başkan yardımıcısı İsmail Erşahin yapıldı.KAS-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmail Erşahin, genel başkan Yücel Gündoğdu’nun talimatı üzerine Muazzez Ersoy ile gerekli anlaşmaları yaparak Muazzez Ersoy’un sponsoru oldu. Cide Sarı Yazma ve Rıfat Ilgaz etkinlikleri için Cide’ye gitmeden önce Vali Mustafa Kara’yı ziyaret eden İsmail Erşahin, gerekli tüm anlaşmaları yaptıklarını belirterek, Muzzaz Ersoy’un Kastamonu’da vereceği konserin sponsorluğunu KAS-DER olarak imzaladıklarını iletti.SÖZCÜ Devamı

21 07 2006

TAŞKÖPRÜ'YE YILDIZ YAĞACAK

TAŞKÖPRÜ'YE YILDIZ YAĞACAK     Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan bu yılki festival de de Taşköprü'ye star yağacağının sinyalini verdi. Taşköprü'nün sarımsağın başkenti olduğunu söyleyen Hasan Altan sarımsağı tanıtmak için düzenledikleri festivaller kapsamında Türkiye'nin ünlü starlarına Taşköprü'de sahne aldırdıklarına dikkat çekti ve gücü yettiğince Sarımsağı daha da iyi tanıtabilmek için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Bu yıl Taşköprü'de konser verecek sanatçıların henüz netklik kazanmadığını söyleyen Hasan Altan "Taşköprü insanı canım kadar sevdiğim hemşeherilerim beni baş tacı edip bana Taşköprü Belediyesinin başkanlığını 4 dönemdir vermekteler. Bende bu teveccühlerine layık olabilmek için gecemi gündüzüme katıp onlara belediyecilik anlamında ve ihtiyaç duyulan her alanda hizmet etmeyi şeref olarak kabul ettim. Taşköprülü hemşeherilerime Kastamonululara daha doğrusu insanlığa hizmet verebilme aşkım küçük yaşlarımda başladı. Hamdolsun ülkenin her köşesinde, hatta dünyanın çeşitli yerlerinde dostlarım var. Biz gönül adamı muhabbet adamıyız. İnsanlığa hizmet etmekten, onların gönlünü ve muhabbetini kazanmaktan zevk duyan adamız. Yakın dostlarım bilirler, hayattaki en büyük sermayem dost ve ahbaplarımdır. Bana doğduğum doyduğum toprakların hizmetinde bulunma ruhsatı veren hemşehrilerimin el emeği göz nuru çocuğunu büyütmek, okutmak, hastasını tedavi ettirmek, evladını evlendirmek, evinin ihtiyacını görmek, yaşantısını devam ettirmek adına ürettiği sarımsağını şükürler olsun el birliği ile dünyaya tanıttık. Sarımsağın başkenti Taşköprü'dür artık bunu herkes biliyor. Tabiki adına düğün gibi festivaller yaptık Ülkemizin bir numaralı sanatçılarını televizyonlarda izlenipte ya şu sanatçıyı bir defa yakından görebilirmiyiz denilen starları Taşköprü meydanına indirerek Taşköprülü ve Kastamonulu hemşeherilerimin dinleyip görmelerini sağladık 4 gün boyunca Türkiye'nin en ünlü mevlithanlar... Devamı

21 07 2006

SARIMSAKTA NEDEN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR?

SARIMSAKTA NEDEN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR?     Kastamonu Ticaret Borsası ve Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü koordinatörlüğünde "Sarımsakların toplanması, seleksiyonu, kültüre alınması, hastalık, zararlılara karşı reaksiyonlarının depolanabilme potansiyellerinin ve saniyeye uygunluklarının araştırılması" konulu bir TÜBİTAK Projesi toplantısı dün yapıldı.Toplantıya Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Yavuz Ağı, Enstitü Teknik Müdür Yardımcısı Dr. Erol Yalçınkaya ve 8 teknik personeli ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 3 Öğretim Üyesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden Süleyman Taban, Taşköprü Kaymakamı Recep Soytürk, Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan, Tarım İl Müdürü Güray Koçak, kooperatif ve oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı.İŞERİ; BU PROJE SARIMSAĞI HAK ETTİĞİ YERE TAŞIYACAKToplantıda ilk konuşmayı Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Sedat İşeri yaptı. İşeri konuşmasında şunları söyledi; "Aramızda çok değerli misafirlerimiz, hocalarımız var. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden ve Yalova Araştırma Enstitüsü'nden ilimize teşrif eden değerli hocalarımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bugün burada Yalova Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ve Sarımsak Proje hazırlama grubunun yapmış olduğu çalışmaları ve hazırladıkları TÜBİTAK projesini bizlere anlatacaklar ve bizlerinde görüşlerine başvuracaklardır. Sarımsakların toplanması, kültüre alınması, seleksiyonu, hastalık ve zararları, reaksiyonunun dayanabilme potansiyellerini, sanayiye uygunluklarının belirlenmesi konulu bir projedir bu. İlimiz üretimi içinde hayati bir öneme sahip sarımsağımızı hak ettiği yere taşıyacak bir projedir bu. Bu proje üreticimizin, sanayicimizin, tüccarımızı aydınlatacak, daha bilinçli hareket etmenin yolunu açacaktır. Projeyi destekleyen bizler Kastamonu Ticaret Borsası, Taşköprü Belediye Bakanlığımız, Tarım İl ve İlçe Müdürl... Devamı

21 07 2006

KASTAMONU TİRİDİ ANKARA'DA

KASTAMONU TİRİDİ ANKARA'DA     Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım 1976 yılında Erzurum'dan göç edip Taşköprü'ye yerleşen, bir süre Taşköprü'de Kardeşler Lokantası'nı işlettikten sonra Ankara'ya taşınan Nurettin, Bahattin, Selahattin, Sabahattin ve Yetkin Yıldız kardeşlerin Kastamonu Tiridi başta olmak üzere ilimize özgü yöresel yemekleri Ankaralıların damak tadına sundukları Ulus'ta ki Restaurantlarını ziyaret etti. Kastamonu yöresine ait yemeklerin lezzetini bildiklerini bu lezzeti Ankaralılara tattırmak için böyle bir işletme açtıklarını söyleyen restaurant sahibi Sabahattin Yıldız "bizler burada Kastamonu yöresine ait yemekleri tattırmak için böyle bir teşebbüsde bulunduk. Et ihtiyacını Kastamonu'dan temin ediyoruz. Kastamonu ve Erzurum yöresel yemeklerini tattırmak dan zevk alıyoruz. Erzurum'dan Kastamonu'ya geldik. Taşköprü'de dostlarımız, arkadaşlarımız oldu.Ankara'ya geldikten sonra Taşköprü'nün insanlarının sıcak bakışlarını özlüyorum" dedi.Mehmet Yıldırım ise Yıldız kardeşlere Taşköprü'de yaptığı güzel hizmetlerden dolayı teşekkür etti ve Ankara'da da aynı sevecen ruhla güler yüzle hizmetlerini sürdürmelerini temenni etti.Yıldırım "Kastamonu Taşköprü SEKA Kağıt Fabrikası'nın kapanması ile başka illerde ekmek kapısı arayan Yıldız Kardeşler'in Ankara'da açtıkları bu restaurant hayırlı uğurlu olsun. İnşallah dileğim odur ki İstanbul, İzmir; Antalya gibi büyük kentlerde de şube açarak Kastamonu'nun Yöresel Yemeklerinin tanıtımını sağlarlar" dedi.Nasrullah ... Devamı

17 07 2006

LAF OLSUN TORBA DOLSUN / REYHAN KESİMCİ

Laf Olsun Torba dolsun Reyhan KESİMCİ Emekli AstsubayLAF OLSUN TORBA DOLSUNHalkın reaksiyonu çok takdir edici. Devamlılık kazanmalı. Bu bir tek günle kalmamalı. Hilmi ÖZKÖK Baykal'dan böyle şeyler beklenebilir. Ama Paşa'dan böyle bir çıkış beklemiyordum. Şık bulmadım. Tarifi mümkün değil. Yanlış bir ifade. Söylenen her sözün bir bedeli var. R.Tayyip ERDOĞAN Erdoğan-Özkök arasında frekans farkı olabilir. Bu anlamda bende Hilmi Özkök paşayla aynı görüşteyim. Abdüllatif ŞENER Halkın Cumhuriyet'e sahiplenme refleksi memnuniyet verici. A.Necdet SEZER Genelkurmay Başkanı'na bile paylama tonunda ve medya aracılığı ile cevap yollayan bir yönetim anlayışı tansiyonu düşürebilir mi? Güngör MENGİ Valla fazla alınganlık iyi bir şey değildir, kaşıntı yapar. TSK kime bağlı? Başbakan'. O zaman çıkart faturayı, ödettir bedelini de görelim. Mehmet TÜRKER Sıkar Sn.Türker! sıkar biraz. Sn.Başbakan Sn.Özkök'ü makamına çağırıp teessürlerini iletseydi daha şık olmazmıydı? Yoksa Sn.Başbakan postal kokusundan mı korkuyor? Ne dersiniz! Giyim tarzınız Türk kadınını rencide ediyor. Yurt dışında Türkiye hakkında yanlış imaj yaratıyor. Sn.Emine Erdoğan çağdaş Türk kadını gibi olun. Olamayacaksanız evde oturun. Sana ne be kardeşim. Biz kimsenin giysisine, kuşamına karışmıyoruz. Mektubunuz amacını aşmış. Deniz BAYKAL Canan Arıtman ev sahibi falan gibi davranıyor. Sağduyuyu egemen kılan bu yaklaşımdan dolayı Baykal'a teşekkür ediyorum. Canan hanım, yalnız kovboy olarak tek başına kalmıştır. Ahmet HAKAN Canan hanım. Alan razı, veren razı. Baykal razı, Hürriyet'in konsolosu hakan razı. Size ne oluyor kızım? RÜZGAR EKEN FIRTINA BİÇER Vakit'in işte o üyeler manşetine bakarak kızdım ve eylemi Müslüman Türk gencinin refleksiyle yaptım. Hakim Ayfer Özdemir'in bana bir kurşun sıkma hakkı var. Alparslan ASLAN İt ürür vakit yürür! Manyak tetikçinin Vakit'ten etkilendiği iddiaları palavra dan başka bir şey de... Devamı

17 07 2006

HACİVAT-KARAGÖZ / Mirati MADAK

HACİVAT-KARAGÖZMirati MADAK -A.Ü.Öğretim Görevlisi HACİVAT KARAGÖZ (Hamam) MUKADDİME Giysi çıkar et görünür hamamda  Dara kalmaz net görünür hamamda Gizlisi saklısı peştamal altı Derideki dert görünür hamamda Yeyince keseyle sabunlu suyu Tendeki kir bet görünür hamamda İçi temizlemez dışı temizler Namert bile mert görünür hamamda Horoz çöplüğünün kralı olur Tellak göze kurt görünür hamamda Hacivat: Ooo Hay-i Hak, Karagözle hamama gidelim bugün arınalım kirlerden, olalım pir-ü pak. Karagöz: Her gelişinde yeni bir şey yumurtlar, bugünde hamama takmış bak. Hacivat: Epeydir hamama gidemedik, gitsek de bir güzel yıkansak. Karagöz: Sen bana pis demeye mi çalışıyorsun, hop meşrepli avanak. Hacivat: Temizlenmenin, durulanmanın ne kötülüğü olur, ağzı kalabalık başıkabak. Karagöz: Seni duyan da su görmüş kuduz it sanacak beni. Hacivat: Son günlerde hamamda gören olmamış seni. Karagöz: Hamamda külhan boşa yanmaz, kurnadaki su beleş akmaz ki. Sık sık gitmeye maddi dermanım mı var. Beni kepaze etmeye fermanın mı var. Hacivat: Söylediğin türkü güzelmiş. Karagöz: Ne türküsü. Hacivat: Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek, gönül bu sevdadan vaz mı geçecek, bana ettiklerin az mı gelecek, yandım Allah yandım yandırma beni…. Karagöz: İşlerin tıkırında, alay etmeye beni buldun zannımca. Hacivat: Adam gibi bir teklifle geliyorum, sen öküzün altında buzağı arıyorsun. Karagöz: Ne olmuş yani, buzağı hep anasının altında olacak değil ya, bir de babasının altında olsa ne çıkar. Belki özlemiştir buzağıcık babasını. Hacivat: Laf nerden nereye geldi? Karagöz: Sen millete benim pis olduğum izlenimi yaratıyorsun. Bil ki ben, temizliği, yıkanmayı çok seven bir adamım; kirleneyim kirlenmeyeyim altı ayda bir mutlaka yıkanırım.  Hacivat: Şaka yapıyorsun da, yanlış anlarlar, şaşkaloz. Karagöz: Tabi şaka yapıyorum, sevimli moloz. Şöyle bedeni göbek taşına sermeyi, iliği kemiği ısıtıp, buram buram terlemeyi, hangi insan istemez. Temizliğin imand... Devamı

17 07 2006

TARİHİ KONAKLARIMIZA YARDIM

TARİHİ KONAKLARIMIZA YARDIM Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Yapılan toplantı sonucu rolöve ve restorasyon projelerinden İlimiz Taşköprü ilçesinden 9, İnebolu ilçesinden 4 projeye toplam 74.475 YTL yardım yapılmasına karar verilmiş olup proje uygulamasına ise İlimiz Merkezinden 3 başvuruya toplam 150.000 YTL yardım yapılması kararlaştırılmıştır” denildi.Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, konaklara yapılacak yardımla ilgili olarak yazılı açıklamada bulundu.Yapılan açıklama aynen şöyle; "2863 Sayılı Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12. maddesi uyarınca hazırlanan ve 15.07.2006 tarih ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının onarımına yardım sağlanmasına dair yönetmeliğin 9.maddesi uyarınca Taşınmaz Kültür Varlıklarına Yardım Komisyonunun 26.05.2006 tarihinde toplanarak yapılacak yardıma ilişkin kriterler belirlenmiş olup, rolöve ve restorasyon projeleri ile proje uygulanmasına yardım sağlanacak başvurular değerlendirilmiştir. Yapılan toplantı sonucu rolöve ve restorasyon projelerinden İlimiz Taşköprü ilçesinden 9, İnebolu ilçesinden 4 projeye toplam 74.475 YTL yardım yapılmasına karar verilmiş olup proje uygulamasına ise İlimiz Merkezinden 3 başvuruya toplam 150.000 YTL yardım yapılması kararlaştırılmıştır."   nasrullah ... Devamı

13 07 2006

KASTAMONU ÖZEL CESUR ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ EĞİTİ

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   Özel Cesur Eğitime Start Verdi 26 Nisan 2006Nasrullah Gazetesi       Özürlü ve Engelli çocuklara eğitimi verecek olan Özel Cesur Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete girdi.Özel Cesur Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu Nihal Alikamanoğlu dün okulun çalışmaları hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.Okul'da yapılacak eğitim çalışmaları hakkında bilgi veren Nihal Alikamanoğlu şunları söyledi; "Özel Cesur Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi, Tosya Yolu kavşağında özel eğitim alanında hizmet veren bir kuruluştur. Bu alanda Sabancı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinden sonra Türkiye'nin ikinci büyük merkezi olmanın gururunu taşımaktadır. Alanında uzman; psikologu, özel eğitimcileri çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmenleri ve usta öğreticileri ile eğitim ve öğretim hizmeti sunmaktadır. Ayrıca, kurum bünyesinde hem öğrencilere hem de velilerine hizmet veren bir sağlık birimi ve bir kuaför salonu bulunmaktadır. Karşılıklı güvenin temel ilke olarak kabul edildiği kurumda 64 kamera velinin hizmetine sunulmuştur. Kuruma gelen veli, öğrencisi dersteyken veli bekleme salonundaki rahat koltuğunda oturup çocuğunun dersini televizyon aracılığıyla izleyebilecektir. İşleyişte şeffaflık prensibine dayanarak aynı yayınlar, İl Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğüne de Internet aracılığıyla sunulacaktır. Böylece kurum 24 saat yetkililerce denetlenebilme özelliğine sahip Kastamonu'daki tek merkez olma özelliği ile de bir ilke imza atmaktadır. Anayasa ile teminat altına alınmış olan her bireyin eğitim hakkı olduğu maddesi doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak hi... Devamı

13 07 2006

BİLİM TARİHÇİLERİMİZ: TAŞKÖPRÜLÜZADE / OSMAN BAHADIR

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   BİLİM TARİHÇİLERİMİZ: TAŞKÖPRÜLÜZADE                                                   Taşköprülü-zade, Osmanlı Türklerinin ilk bilim tarihçisidir.                                                               Osman BAHADIR   Günümüzde kısaca Taşköprülüzade olarak bilinen ve anılan Taşköprülü-zade Usameddin Ahmed bin Mustafa, 2 Aralık 1494’de Bursa’da doğdu. Dedesi Hayreddin Halil’in Taşköprüdeki Muzafferiye Medresesinde müderrislik yapmış olması nedeniyle ailesi Taşköprülüler olarak tanınmıştı. Taşköprülülerin babası Muslihüddin Mustafa Efendi ise Fatih Medreselerinde müderrislik yapmış bilgin bir kişiydi.   Taşköprülüzade ilk eğitimini babasından ve amcası Kemaleddin Kasım’dan aldı. Çeşitli bilim dalları hakkında bilgi edindikten sonra İstanbul’da eğitimini tamamlayarak l525’de müderris oldu ve Dimetoka’daki Oruç Paşa Medresesi’ne tayin edildi. Daha sonra İstanbul, Üsküp ve Edirne’de çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 1545’te Bursa kadısı oldu. 1551’de İstanbul kadılığına tayin edildi. Bu görevi sırasında gözleri kör o... Devamı

10 07 2006

30. ÇATALZEYTİN GİNOLU GÜMÜŞ BALIK FESTİVALİ 21-24 TEMMUZ 2006 P

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   İZEL VE AYNA ÇATALZEYTİN'E GELİYORTarih: 07.07.2006 Saat: 10:32 Gönderen: nasrullah Bu yıl 21 - 24 Temmuz tarihlerinde 30'uncusu yapılacak olan Çatalzeytin Ginolu Gümüş Balık Festivaline Ayna, İstasyon Grupları ile İzel geliyor. Kaymakam Süleyman Yılmaz başkanlığındaki Festival Komitesi programa son şeklini verdi. 4 gün 4 gece yapılacak festivalin 2 gecesinde konser, 1 gecesinde şiir dinletisi, 1 gecesinde tiyatro etkinliği var. Festivalin 21 Temmuz saat 14.30'da yapılacak açılışına Vali Mustafa Kara'nın da katılması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl festivale gelemeyen Vali Mustafa Kara'nın, 3 Mayıs'ta ilçeyi ziyaret etmiş ve festivale katılacağını açıklamıştı. Belediye Başkanı ve Festival Komitesi 2. Başkanı M. İhsan Uğuz, festivale İstanbul'daki işadamı ve Çatalzeytinlilerden gerekli desteğin alındığını söyledi. Gurbetçi desteği ve ilgisiyle çalışmaların hedeflenen doğrultuda gerçekleşeceğini söyleyen Uğuz, festivale katkı verenlere teşekkür etti. Bu yıl festivalin gece sunuculuğunu ise Olay Tv Program Yapımcısı ve Tiyatro Oyuncusu Serpil Arslantürk yapacak.TiyatroBursa Yıldırım Belediyesi Tiyatro Sanatçıları festivalde Karım Ölmeden Asla adlı komedi oyunlarını oynayacaklar. Şiir DinletisiYıldırım Belediyesi Kültür - Sanat Müdürü Tiyatro Oyuncusu Akif Oktay, festivalde şiir Cd'sini imzalayacak, şiirlerini okuyacak. Yerel SanatçılarBu yılki festivale Sanatçılar İzel, Ayna ve İstasyon Grupları katılacak. Festivalde yerel sanatçılar Recep Bal, Emin Usta, Ayhan Polatkan, Yavuz - Selim Demirci, Soner Öz, Fatih İnce, Emin Şentürk Saz grubu, Gökhan Tanrıverdi, Ozan Ahmet, Enver Üstün'de sahne alacaklar.İmz... Devamı

10 07 2006

SARIMSAK PAZARA İNDİ

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   SARIMSAK PAZARA İNDİTarih: 07.07.2006 Saat: 10:21 Gönderen: nasrullah Sarımsak üreticilerinin bin bir zahmetle ürettiği Taşköprü Sarımsağı dün Germeç Pazarı'na indi. İlk gün pazara gelen 60 ton civarında sarımsağın satışı kısa sürede tamamlandı ve sarımsak üreticisinin yüzü güldü. Germeç Pazarında 1.kalite sarımsak 2,5 YTL, 2.kalite sarımsak 1.75 Yeni Kuruş 3.kalite sarımsak ise 1 YTL'den satışa sunuluyor. Sarımsak Pazarı'nda üreticileri gezen Milletvekili Mehmet Yıldırım, "fiyatlar beklediğim gibi iyi. Kastamonu'nun sarımsakta yüzü gülecek"dedi.... Devamı

10 07 2006

FESTİVAL: CİDE... ÇATALZEYTİN... DEVREKANİ...

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   İZEL VE AYNA ÇATALZEYTİN'E GELİYOR   07.07.2006  nasrullah Bu yıl 21 - 24 Temmuz tarihlerinde 30'uncusu yapılacak olan Çatalzeytin Ginolu Gümüş Balık Festivaline Ayna, İstasyon Grupları ile İzel geliyor. Kaymakam Süleyman Yılmaz başkanlığındaki Festival Komitesi programa son şeklini verdi. 4 gün 4 gece yapılacak festivalin 2 gecesinde konser, 1 gecesinde şiir dinletisi, 1 gecesinde tiyatro etkinliği var. Festivalin 21 Temmuz saat 14.30'da yapılacak açılışına Vali Mustafa Kara'nın da katılması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl festivale gelemeyen Vali Mustafa Kara'nın, 3 Mayıs'ta ilçeyi ziyaret etmiş ve festivale katılacağını açıklamıştı. Belediye Başkanı ve Festival Komitesi 2. Başkanı M. İhsan Uğuz, festivale İstanbul'daki işadamı ve Çatalzeytinlilerden gerekli desteğin alındığını söyledi. Gurbetçi desteği ve ilgisiyle çalışmaların hedeflenen doğrultuda gerçekleşeceğini söyleyen Uğuz, festivale katkı verenlere teşekkür etti. Bu yıl festivalin gece sunuculuğunu ise Olay Tv Program Yapımcısı ve Tiyatro Oyuncusu Serpil Arslantürk yapacak.TiyatroBursa Yıldırım Belediyesi Tiyatro Sanatçıları festivalde Karım Ölmeden Asla adlı komedi oyunlarını oynayacaklar. Şiir DinletisiYıldırım Belediyesi Kültür - Sanat Müdürü Tiyatro Oyuncusu Akif Oktay, festivalde şiir Cd'sini imzalayacak, şiirlerini okuyacak. Yerel SanatçılarBu yılki festivale Sanatçılar İzel, Ayna ve İstasyon Grupları katılacak. Festivalde yerel sanatçılar Recep Bal, Emin Usta, Ayhan Polatkan, Yavuz - Selim Demirci, Soner Öz, Fatih İnce, Emin Şentürk Saz grubu, Gökhan Tanrıverdi, Ozan Ahmet, Enver Üstün'de sahne alacaklar.İmza GünüŞair Ta... Devamı

29 06 2006

CARTCURT VADİSİ - TAŞKÖPRÜ MİSALİ - CHP TAŞKÖPRÜ İLÇE BAŞKANI ME

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi Cartcurt Vadisi Show TV'de yeni bir program var: Pişti... Programı başarılı şov ustası Metin Uca yönetiyordu... Son programa baktık, Metin Uca yok. Programa Beyazıt Öztürk dahil olmuş. Neden?Televizyon yazarı bir arkadaşımızın saptaması:- Metin Uca son programda Kurtlar Vadisi - Irak filmini eleştirmişti. Kurtlar Vadisi önümüzdeki dönem Show TV'de gösterilecek. Yapımcı firma, Show TV'ye baskı yaparak Metin Uca'yı kadrodan çıkarttırmış. Söylentiler bu yönde.Türkiye'de düşünce özgürlüğünün düzeyine bakınız hele... Ne demiş Metin Uca?Filmin yükselen milliyetçi duyguları istismar ettiğini söylemiş. Ne büyük suç! Bu konuda çeşitli yorum yapılıyor zaten. Kimine göre film, askerimizin başına geçirilen çuvalın intikamını alarak halkta psikolojik boşalım sağlıyor. Doç. Hasan Ünal, "Ne boşalımı, tam tersine Amerikan aleyhtarı duyguları güçlendiriyor" demekte.İktisatçı Selim Somçağ'a göre, ABD ve İsrail düşmanlığını körükleyen film, esas olarak ABD ve İsrail'de Türkiye düşmanlığı yaratmayı amaçlıyor. 40 yıldır sinemanın içinde olan Sabahattin Çetin:- Bu film düpedüz Türk askerini aşağılıyor, diyor, bizim üsteğmen çuval yüzünden intihar ederken, askerimizin sarsılan onurunu, Polat Alemdar adlı bir tarikat üyesi kurtarıyor. Bundan âlâ aşağılama olur mu?Film nereye çekseniz oraya gidiyor...Hamas'ın Türkiye ziyareti, Çin ve Rus basınında "Türkiye Ortadoğu'da rol kapmaya çalışıyor" şeklinde yorumlanmış.Kibar yorum.. Artistlik yapıyor dememişler...Haldun Ertem Amerikan usulü... Toplumu kredi kartı dramından kurtarmak için Amerikan sistemini öneriyor okurumuz Şerafettin Sevim... Banka, kredi kartı isteyen kişiyi basiretli bi... Devamı

28 06 2006

HACIBEKİR ŞEKERCİLER- PASTACILAR VE YAYLA KÜLTÜRÜ FESTİVALİ / 3

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   HACIBEKİR ŞEKERCİLER-PASTACILAR VE YAYLA KÜLTÜRÜ FESTİVALİ 30 HAZİRAN- 2 TEMMUZ 2006 /ARAÇ / KASTAMONU           ... Devamı

24 06 2006

AŞK BUNALIMDA / HİLAL KÖSE

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   Kadın ve erkek arası ndaki gizler ortadan kalkınca duygusallık yerini cinselliğe bıraktı Aşk bunalımda HİLAL KÖSE ''Aşk!'' eski günlerin hatırlı sözcüğü. Yalan mı, var mı yok mu, anlatılamaz mı, olanaksız mı? Peki artık bizi bulmaz mı? İnsanın bu altüst oluşunu kimileri bazı hormonların hareketine bağlarken kimileri bir yanılsama, kimileri ise salt cinsellik ya da görme yitimi olarak değerlendiriyor. Şimdiki gençler ise daha da ileri gidip ''aşk aptallıktır'' diyebiliyor. Öyle geceler boyu uyumadan sevgiliyi düşünmek, günlerce o sokaktan geçmesini beklemek falan yok. İnsanlık tarihi ile eşit bu arayışın yerini çabuk tükenen ilişkiler alıyor... Tamam aşka inanmıyoruz, kapılarımız kapalı ama azınlıkta kalan, gülüp geçtiğimiz aşıkları içten içe kıskanmamız da ne oluyor?.. Aşkın şimdiki halini sorduğumuz felsefeci, şair, yazar, Prof. Dr. Afşar Timuçin 'e göre aşkın biteceğine inanmak, insanlığın biteceğine inanmak demek. Günümüzde insan ilişkilerinin kolaylaşması ile aşkın bunalım yaşadığını kabul eden Timuçin, ''Yüce değerlerin peşinde olmak insanın yazgısı gibi bir şey. O değerlerden kopamayacağı için aşktan da kopamayacak'' diyor. Timuçin, duygulanmamanın insani özellik sayıldığı günümüz dünyasında yaşadıklarımızın da bir kasılma olduğunu söylüyor. İNSAN OLMANIN KOŞULU Aşkın insan olmanın temel koşulu ve bir kültür ilişkisi olduğunu vurgulayan Timuçin, ''Hiçbir insan ilişkisinin aşk ilişkisi kadar yapıcı güçlendirici ve geliştirici olduğunu düşünmüyorum'' diyor. Timuçin'e göre, insanın insanı tanıması da iki yerde mümkün. Birincisi, insanın içtenliğini ort... Devamı

24 06 2006

OSMANLI'NIN TÜRKLÜĞÜ / ERDOĞAN AYDIN

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   Bugün Türklerin tarihi yazılacaksa bunun Osmanlı'ya karşı bir tarih olması zorunludur Osmanlı'nın Türklüğü   Osmanlı, öncelikle Türk beyliklerinin düşmanı, yokedicisi olmuştur; ikincisi kendi içinde otantik Türkmen kültürünün ciddi bir tasfiyesinden sorumludur. Dahası Osmanlı tarihi, diğer halklardan daha da ağır bir şekilde Anadolu halkına karşı saldırı ve katliamlar tarihidir.   Osmanlı tarihi ile Türk tarihi arasında kurulacak ilişki, Osmanlının Türkmenlerce kurulmuş olması ve Osmanlının egemenlik kurduğu toprakların bir kısmının bugün Türkiye'nin kurulu olduğu topraklar olmasından ibarettir.   Türklerin tarihi, Osmanlıların tarihinden çok Akkoyunluların, Karamanoğullarının, Safevilerin ve tabii Baba İlyas'ların, Şeyh Bedrettin'lerin, Pir Sultan'ların tarihi olabilir.   ERDOĞAN AYDIN   İlginç bir Osmanlı seviciliği ile karşı karşıyayız. Tarih deyince Osmanlı, Osmanlı deyince böbürlenmek geliyor aklımıza. Osmanlının, vakanüvis geleneğini anımsatan bir övünç atmosferiyle anılması yetmezmiş gibi, onların tam tersine ve hiç olmayacak bir şey daha yapılıyor: Vakanüvisleri cin çarpmışa döndürecek bir tarih yazımıyla Osmanlıdan adeta bir ''Türk asr-ı saadeti'' yaratılmaya çalışılıyor. Türkmen halk ve Türkmen beyliklerini boyun eğdiren, zulmeden Osmanlı üzerinden Türkçülük inşa ediliyor.   Kabul etmek zorundayız ki Osmanlı Devleti'nin yıkılması, diğer tüm imparatorlukların yıkılması gibi hem tarihsel olarak kaçınılmaz hem de ''evrensel tarih açısından olumlu bir olgudur'' (T. Timur). Çünkü 20. yy imparatorlukların tarihsel olarak ... Devamı

22 06 2006

TEHLİKENİN FARKINDAYIZ! / SEVGİ ÖZEL

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   Tehlikenin Farkındayız! SEVGİ ÖZEL Yıllardır çağrı üstüne çağrı yapıyor, toplantılar, kampanyalar düzenliyor, imza topluyoruz. İşyerine, ürününe, kısacası kendi emeğine yabancı ad koyanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Ey büyük alışveriş merkezlerinin, yeme, içme, konaklama yerlerinin sahipleri: Ülke yaşamına katkınızı, gelin Türkçeyle düşünerek pekiştirin! Türkçe adlandırmaya örnek, yaşanacak ulusal coşkuya öncü olun! İlköğretim okullarında bile Türkçeyi kurtarma öbekleri kuruldu; çocuklarımız da mutsuz, karamsar... Çocuklarımızın sesini duyun, halka kulak verin! Soruyoruz: Türk mimarın, mühendisin, işçinin yarattığı görkemli yapılara ''Ankamall, Metro City, My World, My Village...'' gibi adlar koymak nasıl bir duygudur? Ya bu merkezlerin içindeki onlarca kirli tabela?.. Bu yapıların, çarşıların alıcısı salt yabancılar bile olsa, ülkemizin ''pazarlanmasının'' yanı sıra ulusal kimliğimiz olan Türkçeyi de ''pazarlık'' öğesi yaptığınızın ayrımında değil misiniz? Buğdayından, madeninden, kıyılarından vazgeçenler ve bu duyarsızlığı umursamayanlar, gün gelir dilinden de, ülkesinin bütününden de vazgeçer. Hiçbirimizin Türkçenin kurallarını bozma yetkisi yok! Ama ''Ankamall'' ı bulanlar Türkçeyi bozmak için bir yıl çalışmış. Arapça Farsça sözcükler ya da aile adı kullanmak yerine ''pek güzel bir söz'' yaratmışlar. ''Metro City'' nin yaratıcıları da çok düşünmüş olmalı. Öte yandan adlandırmada ''x, q, w'' yi kullananlar, anayasayla korunan devrim yasalarını çiğnediğinizin ayrımında değil misiniz? Ey Cumhuriyet savcıları, duyuyor mus... Devamı

21 06 2006

ANKARA T.C.D.D SANAT GALERİSİNDE 16-30 HAZİRAN 2006 TARİHLERİ AR

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi   ANKARA T.C.D.D SANAT GALERİSİNDE 16-30 HAZİRAN 2006 TARİHLERİ ARASINDA DÜZENLENEN KARMA SERGİ'DEN GÖRÜNTÜLER VE SERGİDE YAPITLARI BULUNAN SANATÇILAR Mümtaz TİFTİK: 1957 Yozgat-Boğazlıyan. 1980 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Hasan AKIN atölyesinden mezun. Çeşitli ortaöğretim kurumlarında resim öğretmenliği yapan sanatçı halen Kastamonu GölAnadolu Öğretmen Lisesi'nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Sergileri: 1990 Çankırılı Ressamlarla karma sergi 2003 Kastamonu Halk Eğitim Merkezi 1. Kişisel sergi 2005 Kastamonu Belediyesi 2. Kişisel sergi. Erişim: mumtaztiftik.name.tr Tel: 0 542 760 80 14 Doğuş TÜRKKAN: 1987 Ankara. 2000 yılından bu yana fotoğraf sanatı ile ilgilenen sanatçı halen İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Fotoğraf ve Video Bölümünde öğrencidir. Fotoğraf sanatı alanındaki çalışmalarını bağımsız olarak yürütmektedir. LALO: 1959 Bursa. 1980 Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Hasan AKIN atölyesinden mezun.En son "Kabuk-Koza-Kadın" temalı resimleriyle TBA Sanat Galerisinde kişisel resimlerini sergileyen sanatçı halen Ankara'daki resim atölyesinde çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir. Atölye: 0 312 241 68 35   Tutku AŞKUN: 1982 Ankara. 2004 Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Hülya BÖLÜKOĞLU Atölyesinden mezun. Sanatçı Ankara'da kişisel resim atölyesinde resim dersleri vermekte ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir. Kerem C. ÖZİN: 1987 Ankara. İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümünde öğrenci olan sanatçı bağımsız olarak kısa film çekimi, fotoğrafçılık ve photo-manipulation al... Devamı

17 06 2006

28-30 TEMMUZ 2006'DA 22.Sİ GERÇEKLEŞTİRİLECEK OLAN ABANA KÜL

  Anasayfa  - "Alsah" Blogları İndexi -Ali Şahin'in Bloknotu - Ali Şahin'in Not Defteri -Dersimiz: Edebiyat - Rıfat Ilgaz Arşivi  - Taşköprü'den Bakış -  Kastamonu Net (Blogcu)  - Şiir Sayfası  - Öykü  -Sinema  - Atatürk - Edebiyat  - Roman Yazıları  -alsah / blog yazıları İndexi - Sanat ve Toplum 22.ABANA KÜLTÜR SANAT VE DENİZ ŞENLİKLERİ / PROĞRAMIN TAMAMI Kategori: Haber 22.ABANA KÜLTÜR SANAT VE DENİZ ŞENLİKLERİ    KONSERLER...28 TEMMUZ CUMA           GÜÇLÜ YORUM VE BERRAK SESİYLE ZEYNEP DİZDAR...        Zeynep Dizdar,1997 yılında “Yolun Açık Ola” isimli albümü ile müzik dünyasına merhaba dedi! Aynı albümün hit şarkısı olan “Vazgeç Gönül” ile kulaklarımızda ve kalplerimizde yer etti! Ve şimdi “İLLE DE SEN” isimli albümü ile yeniden müzikseverlerle buluşuyor. Şimdi herkes “Zehir Gibi” ile dans ediyor!Çok konuşulan “İLLEDE SEN” isimli albümüyle Zeynep Dizdar çıkış şarkısı “Zehir Gibi” ile pop müzik dinleyicisinden tam not aldı. “Zehir Gibi” şu anda radyolarda en çok çalan ve dinleyiciden en çok istek alan şarkılar arasında üst sıralarda yer alıyor.Söz ve Müziği Zeynep Dizdar’a ait olan “ Zehir Gibi” hareketli ritmi ile herkesin bir ağızdan söyleyip dans edebileceği bir şarkı olmasından dolayı kulüplerde de en çok çalınan şarkı durumunda.Şarkının albümde bir de GURCELL versiyonu bulunuyor.Zeynep Dizdar,“Zehir Gibi”ye Tülay İBAK tarafından çekilen klip ile de tüm müzik kanallarında yerini aldı.İlle de Zeynep Dizdar!Tüm müzikseverler Zeynep’ingüçlü yorumundan ve berrak sesinden dinleyecekleri Zehir Gibi, Yok Yok,İlle de Sen isimli şarkılarla dans ederken,Yüreğimdeki Y... Devamı

03 06 2006

TÜRKİYE TÜRKLÜĞÜNÜ PARÇALAMAK 1 - 2 - 3 / ATAOL BEHRAMOĞLU

Anasayfa  - "Alsah" Blogları İndexi -Ali Şahin'in Bloknotu - Ali Şahin'in Not Defteri -Dersimiz: Edebiyat - Rıfat Ilgaz Arşivi  - Taşköprü'den Bakış -  Kastamonu Net (Blogcu)  - Şiir Sayfası  - Öykü  -Sinema  - Atatürk - Edebiyat  - Roman Yazıları  -alsah / blog yazıları İndexi - Sanat ve Toplum Türkiye Türklüğünü Parçalamak 1, 2, 3 / Ataol Behramoğlu _________________________________________________   CUMARTESİ YAZILARI  / ATAOL BEHRAMOĞLU   'Türkiye Türklüğü'nü Parçalamak   "Türk"lerin bugün Türkiye dediğimiz coğrafya üzerinde yaklaşık 1000 yıllık var oluş tarihi konusunda bilgi edinmek isteyenler bu tarihin karmaşıklığı karşısında şaşkınlığa düşeceklerdir. Orta Asya bozkırlarından Anadolu topraklarına göç eden "Türk" topluluklarının kimliklerinin, bir başka deyişle de "Türk"lüklerinin irdelenmesi ayrı bir konu. Fakat ortada çok açık olan bir gerçek, bu "Türk"lerin, Anadolu topraklarına ayak basmalarıyla birlikte, Anadolu'da yaşamakta olan halklarla karışmaya da başlamış olmalarıdır. Bu halklardan adları ilk sırada akla gelenler, Anadolu Rum halkı, Ermeniler ve Kürtlerdir.     ***   Anadolu Selçuklu tarihinin karmaşıklığı gerçekten baş döndürücü. Selçuklu İmparatorluğu'nun kimliğini tek bir etnisiteye indirgeyerek açıklamak olanaksız. Aynı gerçeklik Osmanlı için daha da geçerli. Osmanlı zaten kendini "Türk" sözüyle tanımlamıyor. "Osmanlı" sözü, imparatorluğun bütün etnisitelerini kapsayan bir "üst" (ya da birleştirici) kimlik... Balkanlar'daki "bağımsızlık" ayaklanmalarına ve parçalanmanın başlayıp önlenemezce sürmesine karşın ilk dünya savaşı sonlarına kadar yaşanmış olan süreç budur... Bu süreçte iki temel olgunun altını çizmek gerekiyor. Bunlardan ilki, Anadolu'da, belki tüm dünya tarihinde eşine az rastlanır ... Devamı

03 06 2006

CHP'NİN SAĞA AÇILIMI / ATAOL BEHRAMOĞLU

Anasayfa  - "Alsah" Blogları İndexi -Ali Şahin'in Bloknotu - Ali Şahin'in Not Defteri -Dersimiz: Edebiyat - Rıfat Ilgaz Arşivi  - Taşköprü'den Bakış -  Kastamonu Net (Blogcu)  - Şiir Sayfası  - Öykü  -Sinema  - Atatürk - Edebiyat  - Roman Yazıları  -alsah / blog yazıları İndexi - Sanat ve Toplum CUMARTESİ YAZILARI  / ATAOL BEHRAMOĞLU CHP'nin Sağa Açılımı CHP lideri Baykal 'ın, son bir iki hafta içinde, CHP'nin sağ seçmene çağrısı diye özetlenebilecek açıklamaları, tartışmalara, karşıt görüşlere yol açtı. Bu açıklamaların ilk kez kendisine yapıldığı ''Radikal'' gazetesi yazarı Murat Yetkin , 31 Mayıs tarihli ''Baykal'a Haksızlık mı, Yanlış mı Yapılıyor?'' başlıklı yazısında, CHP liderinin bu açıklamalarıyla '' Tayyip Erdoğan 'ın gündemi belirlediği siyasete yeni bir soluk...'' getirdiğini ileri sürüyor... Yine Murat Yetkin'e göre Baykal'ın açıklamaları ''bir cephe politikası arayışıdır...'' Bu yazının hemen altında, Baykal'ın TBMM'de türbanlı iki bayanla bir hatıra fotoğrafı ve ''Baykal'dan Mevlana Açılımı'' başlıklı bir haber: ''Sağa açılma politikasını parti grubunda dile getirerek sistemleştiren CHP lideri, halka Mevlana ile seslendi: Gel, kim olursan ol, gel... ister sağcı, ister muhafazakâr, ister liberal olsun, herkesi çağırıyorum.'' Kendi payıma, Deniz Baykal'ın kimi, nereye, neden çağırdığını tam olarak anlayabilmiş değilim. Bu nedenle, söz konusu açıklamaları (25 Mayıs tarihli Hürriyet gazetesinde yer aldığı biçimiyle), bende uyandırdığı soruları ekleyerek, gözden geçirmek istiyorum **** ''Merkez sağda görev yapmış, muhafazakâr isimlere CHP'nin kapıları açılacak. Demokratik Cumhuriyeti, laikliği benimseyen herkesin partimize gelmes... Devamı