• Arkadaşlarım

Muhtarlara kene ilacı dağıtıldı

6/6/2008 · Kategori: Haber

Bakanlık kene ilacı gönderdi

Tarım ve Köy işleri Bakanlığı Kastamonu`ya 10 bin litre ahırda, 2 bin litre de hayvanlarda kullanılmak üzere kene ilacı gönderdi.

Kastamonu Tarım İl Müdürlüğü, kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ile ilgili olarak bazı önemler aldı.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ise Kastamonu`da kenelerle mücadele kapsamında hayvanlar için 10 bin ve ahırlar için de 2 bin litre ilaç gönderdi.
Kastamonu`nun da aralarında bulunduğu 36 ilde görülen kene vakası ve KKKA hastalığı nedeniyle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı gönderilen ilaçların amacına uygun olarak kullanılması için de bazı önlemler aldı.
Hayvanlara ve ahırlara 6 hafta arayla yapılması gereken ilaçlama nedeniyle Tarım İl Müdürlüğü geçen yıldan kalan ilaçları 42 köye göndererek büyükbaş hayvanların ilaçlanmasını sağladı.
Yaz öncesi Kastamonu`ya gönderilen toplam 12 bin litre ilacın da yapılacak ihale sonrası köylere dağıtılacağı ve ilaçlamaların başlayacağı bildirildi.

memlekethaber.com

22.05.2008
Muhtarlara kene ilacı dağıtıldı

Kastamonu İl Tarım Müdürlüğü, kene ile mücadele için bin 71 muhtara ilaç dağıttı.

Kastamonu İl Tarım Müdürlüğü, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan kene ile mücadele çalışmaları kapsamında tüm köy muhtarlarına kene ilacı dağıtmaya başladı.

Konu ile ilgili olarak muhtarlara `Kenenin Zararları` ve `Neler Yapmalıyız` konularını içeren birer broşür ile ilaç dağıtan İl Tarım Müdürlüğü, bu uygulamayla kenelerin neden olduğu tehlikelerin önüne geçmeyi hedefliyor. Kenenin zararlarından bahsedildiği broşürde, "Kene insan ve hayvanlardan kan emerek beslenir. Hayvanlarda et, süt, yapağı ve deri kaybına yol açar. Hayvanlara ve insanlara birçok hastalığı kan emerken bulaştırır. İnsanlara ölümcül KKKA hastalığını bulaştırır" bilgileri yer aldı.


Keneden korunma yolları ve keneyle mücadele hakkında da bilgilere yer verilen broşürde, "Hayvan barınaklarının duvarlarındaki delik, çatlak ve yarıklarının kapatılarak duvarların iç ve dış yüzeylerinin sıvanmasını sağlayınız. Hayvanlar özellikle merada otlarken korunmasız olduklarından keneler rahatlıkla kan emerler, yumurtlarlar ve çoğalabilirler. Hayvanlar üzerindeki kene mücadelesi önemlidir. Meralarda hayvanları münavebeli otlatınız. Hayvanlarınızı, sırtına ilaç dökerek veya banyo yaptırarak ilaçlayınız. Ahır ve ağılları püskürtme yaparak ilaçlayınız. Kene mücadelesi yalnız yaz aylarında değil kış aylarında da hem ahır ve ağıllarda hem de hayvanlar üzerinde mesken kenelerine karşı yapılmalıdır. İlacın kullanım kılavuzuna göre ilaçlama yapınız. İlaçlanan hayvanın sütünü ve etini ilacın kullanım kılavuzunda belirtilen süreyi dikkate alarak tüketime sununuz. Toplanan keneleri yakarak imha ediniz" denildi.

haberler.com

29.05.2008

2 kişi daha Ankara`ya sevk edildi

Kastamonu`da 2 kişi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı (KKKA) şüphesiyle Ankara`ya sevkedildi.

Edinilen bilgiye göre, Kastamonu merkeze bağlı Hacımuharrem köyünde oturan Suzan Şimşek`i (19) kene ısırdı. Bunun üzerine Dr. Münif İslamoğlu Kastamonu Devlet Hastanesi`ne kaldırılan Suzan Şimşek`i ısıran kene yapılan müdahale ile çıkarıldı.

Bir diğer kene ısırması vakası da Taşköprü ilçesine bağlı Kuyluş köyünde görüldü. Kene tarafından ısırılan Yeter Korkmaz (75) Taşköprü Devlet Hastanesi`nde tedavi altına alındı. Burada kenenin çıkarılmasının ardından Korkmaz, Dr. Münif İslamoğlu Kastamonu Devlet Hastanesi`ne sevkedildi.

Kene tarafından ısırılan iki kişi de KKKA hastalığı şüphesiyle Ankara Numune Hastanesi`ne gönderildi.

kenthaber.com

28.05.2008

 

 

Gelin-Kaynana tedavi altında

Kastamonu`nun Taşköprü ilçesine bağlı Armutlu köyünde kene tarafından ısırılan gelinle kaynana tedavi altına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Taşköprü`nün Armutlu köyünün Matır Mahallesi`nde meydana gelen olayda gelin ve kaynanayı kene ısırdı. Gelin Gülsüme Tuncer`in durumunun ağır olduğu öğrenildi. Geçen hafta kolundan kene ısıran Gülsüme Tuncel, keneyi kopararak attı. Olayla ilgili herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmayan Tuncel, birkaç gün sonra rahatsızlanarak Taşköprü Devlet Hastanesi`ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından kene ısırığı olduğu anlaşılan Gülsüme Tuncel, ambulansla Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne sevk edildi. Olaydan birkaç gün sonra ise Gülsüme Tuncel`in kayınvalidesi Fadime Tuncel`i kulağından kene ısırdı. Taşköprü Devlet Hastanesi`ne başvuran Fadime Tuncel`in kulağındaki kene sağlık personelince hastanede alındı.


Fadime Tuncel, gözetim altına alınırken gelini Gülsüme Tuncel`in hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Armutlu köyü muhtarı Mahir Ezer, son iki haftadır köyde çok sık kene vakalarının olmasının yanı sıra açık alanda da rahatlıkla kene görebildiklerini kaydetti. Konuyu yetkilere de bildirdiklerini ifade eden muhtar Ezer, İlçe Tarım Müdürlüğü ve sağlık ekiplerinin köyde ilaçlama yaptıklarını belirtti.

haberler.com

10.05.2008

Daş düşebülü... ayı çıkabülü... kene ısırabülü...

Tüm yurtta kene paniği yaşanıyor. Geçen hafta sıcak havalardan bunalıp piknik yerlerine koşan 500 İstanbul " lu keneler tarafından ısırılmış ve heyecan içinde hastanelere koşmuşlardı.


Hadi bu anlaşılır bir şey; keneler kırlık.. çayırlık yerlerde yaşıyorlar, eh havalar da iyice ısındı... bu mevsimde piknik yerinde kene ile karşılaşmak ve ısırılmak pek de şaşırtıcı değil, ama geçen gün Ali Babacan " ın Esenboğa Havalimanı VIP salonundaki basın toplantısını izleyen gazetecilerden birinin de kene tarafından ısırılması korkuları iyice artırdı. Ardından kenelerin Edirne " de sokaklara indiği... Kocaeli "de cami kapattırdığı... Van "da Sağlık Ocağı "nı kenelerin bastığı haberleri geldi.


Aslında her kene sokması tehlikeli olmasa da insanlar kenelerden geçen bir virüsün sebep olduğu ve ölümlere yol açan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi adı verilen hastalığa yakalanmış olmaktan endişe ediyorlar. Haksız da değiller, daha geçen hafta biri Karabük "te, biri Yozgat "ta ve diğeri de Tokat "ta üç vatandaşımız bu hastalık yüzünden hayatlarını kaybettiler. Üstelik bunlar hastalığa verdiğimiz ilk kurbanlar da değil.


Kırım Kongo Kanamalı Ateşi " nin ülkemizde 2002 yılından beri görüldüğü ve o tarihten bu yana onlarca insanımızın da ölümüne yol açtığı "resmen" biliniyor. Bir de bizde her alanda inanılmaz boyutlara erişen "kayıt dışılığı" hesaba katacak olursak... "kim vurduya gidenlerin... eceliyle öldü denenlerin içinde belki bir çok kene ısırmasına kurban giden" de vardır, büyük ihtimalle.


Kırım nere... Kongo nere


Kırım Kongo Kanamalı Ateşi "nin adına bakıp da "Kırım nere, Kongo nere... bize ne" demeyin sakın... Devir küreselleşme devri ya, dünyanın herhangi bir köşesindeki ekonomik bir kriz de, bulaşıcı bir hastalık da anında tüm dünyayı etkileyebiliyor.


Kenelerin insan sağlığı bakımından önemleri taşıdıkları virüs ve bakterileri soktukları kişilere bulaştırarak çeşitli hastalıklara yol açmalarından kaynaklanıyor. Bu şekilde kenelerden insanlara geçen başka pek çok hastalık var, ama bunlar içinde şu günlerde gündemde olan ve en tehlikelisi artık adını herkesin bildiği Kırım Kongo Kanamalı Ateşi veya kısa adıyla KKKA veya 3K1A.


KKKA ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, hálsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetlerle ani olarak başlıyor ve daha sonra vücudun çeşitli yerlerinde görülen kanamalar ortaya çıkıyor. Zamanında tanınıp gerekli tedaviler yapılmazsa öldürücü olabiliyor .


Nemden şikayetçi olanlara uyarı


Yüzlerce türü olan keneler özellikle çalılık, otluk alanlar, orman ve su kıyıları ve yaban hayvanlarının yaşadığı yerlerde daha çok görülüyorlar. Ülkemizde de otuzdan fazla kene türü var.


KKKA "ya sebep olan kenelere Karadeniz bölgesi ile İç Anadolu "nun kesiştiği Çorum , Amasya , Tokat , Yozgat , Çankırı , Gümüşhane , Sivas , Kastamonu , Artvin ve Erzurum .. gibi şehirlerde daha çok rastlanıyor . En risksiz bölgeler ise Akdeniz ve Karadeniz kıyıları, çünkü keneler nemli yerlerde yaşayamıyorlar. Demek ki "Yok bunalıyoruz... yok nefes alamıyoruz" diye nemden çok fazla şikayetçi olmak da doğru değil; nemli hava bunaltıcı olsa da hiç değilse kene tehlikesi yok. Bu da az şey değil.


Konunun uzmanları küresel ısınmanın kenelerin artmasında çok önemli olduğunu ısrarla vurguluyorlar. Muhtemelen, bu belki de daha iyi günlerimiz; zamanla keneler de karasinekler... sivrisinekler gibi evlerimizin "tabii misafirleri" olup çıkarlarsa hiç şaşırmamak lazım.


Keneler çıktı meydane, hepsi birbirinden merdane


KKKA virüsü avcı keneler de denilen "Hyalomma " soyuna ait keneler tarafından taşınabiliyor. Bunlar diğer keneler gibi otların üzerinde değil toprakta veya toprak altında saklanıyorlar; titreşimleri, ısı, koku ve nefesteki karbondioksiti hissedebiliyorlar, gözleri olduğu için de avlarını siluet şeklinde görebiliyorlar ve avlarına atlıyorlar.


Virüs taşıyabilen kene yumurtadan çıktıktan sonra tavşan gibi küçük yaban hayvanları ile yabani kuşların üzerinde konaklıyor. Erişkin hale gelince yere düşüyor ve daha sonra da büyük yaban hayvanları, büyükbaş evcil hayvanlar ve insanların üzerine geliyor. Beslenmesini tamamlayan kene tekrar toprağa düşüyor; erkek hemen, dişi kene ise 5 ila 7 bin yumurta bıraktıktan sonra ölüyor. KKKA virüsü taşıyan bir kenenin yumurtalarının yüzde 3-5" i virüslü çıkıyor.


Gelelim neticeye


Önümüzdeki yaz günlerini kenelerle geçireceğimizden şüpheniz olmasın. Yakında yol kenarlarında "Daş düşebülü... kene çıkabülü"" türünden uyarı levhaları görmeye de... gazetelerde "katil kene hikáyeleri" okumaya da ve hatta "k-muhtıra" ya... da hazırlıklı olun.

Prof. Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA    /Star

26.05.2008

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »