12 05 2011

Kehanet değil gerçek! Bahçeli hükümet ortağı olacak...

Levent Kırca Aydınlık gazetesinde yazdı

 Kehanet değil gerçek! Bahçeli hükümet ortağı olacak... 
 
Sabah kapı çaldı.Ben popomu kaldırıncaya kadar oğluma açıvermiş. Elinde bir zarfla geldi, "Bu sana" dedi. Mektup ÖSYM'den geliyor. Heyecanla açtım bir baktın imtihan sonuçları. Yüksek bir puan tutturmuşum. Yani istediğim üniversiteye girebilirim. Tıp istiyordum, "Allah gönlüme göre verdi" dedim. Oğlum da "Saçmalama baba, sen imtihana falan girmedin. Ayrıca bu iş için yaşın da geç. Rüya görüyorsun" dedi. Kulak asmadım. "Zafı getirene bahşiş verdin mi ?" dedim. "Hâlâ kapıda. İstersen sen ver" diye yanıtladı beni. Banyonun küçük penceresinden ön kapıya baktım adam bekliyor.Bir 20'lik çekip cüzdandan, yüksek puan tutturmanın heyecamnı ile ikişer üçer atlayarak basamakları, vardım adamın yanma.

Yahu ben bu mektubu getiren adamı bir yerden tanıyor gibiyim. Evet, evet hatırladım. Kars'taki heykel bu. "Ama nasıl olur?" dedim. Heykel de bana "Sen bu ülkede mantık mı arıyorsun?" dedi. "Peki Erdoğan seni yıkmadı mı?" dedim. "Sadece yıksa iyi" dedi. "Önce dilim dilim doğradı, sonra yıktı." Gözlerini dikmiş bakıyor bana. "Hayrola, niye baktın?" dedim.

"Hepinize kırgınım. Yeterince sahip çıkmadınız bana" dedi.
"Birkaç toplantı yapmıştık" diyebildim. "Yeterlimiydi sence?" dedi. Başımı önüme eğdim, haklıydı çünkü.
"Peki sen, yıkıldın da hâlâ nasıl geziyorsun?"
"Yıkıldım ama ölmedim!" dedi. "Seçim sonuçlartnı bekliyorum. Olumsuz çıkarsa, işte o zaman tamamen yıkılacağım. Buyur, bu da senin kasetin" dedi Taştan elinde, bir kaset vardı. "Neymiş bu?" dedim. "Seninle ilgili. Bir yazlıkta gizlice görüntülenmişsin. Etrafında bazı fahişeler var. Galiba alem yapıyordunuz. Bu durumda istifa etmen gerekecek" dedi.

"DURUN!" diye bir ses duydum. Tamdık bir ses. Baktım, Bedri. "Bedri sen ne arıyorsun burada?" demeye kalmadı, "O kaset senin değil, benim" dedi. Elindeki kaseti bana uzatıp "Seninkiyle benimki karışmış" dedi. Hepimiz için bir kaset hazırlamış hükümet.
Sesi çok cansız çıkıyordu. Baktım, bir eli de karnında Hâlâ kanaması var. "Ben bıçaklandım" dedi. "Biliyorum ama hastanede ameliyat geçirdin. İyileştin ve taburcu oldun" dedim.

"Sence bu yara kapanır mı?" dedi.
Bay Tayyip'in sesi çalındı kulağıma. Avaz avaz bağırıyor: "Ben ustayım. Hem de en büyüğünden. En büyük benim! Siz bırakın çıraklığı, yamak bile olamazsınız."
Usulcacık gözlerimi açtım. Baktım yataktayım. İçim geçmiş anlaşılan Televizyon açık kalmış. Beni uyandıran da Bay Erdoğan'ın sesi. Malum konularla yatıp gene aynı konularla kalkıyoruz.Bunların itişmeleri, tepişmeleri ruhumuza işledi. Daha gözümüzü kapattığımızda, film şeridi gibi geçiyor gözümüzün önünden. Uyumaya bile gerek yok. Adeta hipnotize olmuşuz.

Aleviler mutsuz. Kürtler de. Peki ya Ermeniler? Hangi birini sayayım size?
Mutsuzlar ülkesi olmuşuz bir kere.
Kütahya'da halk ölümle burunburuna gelmiş, hâlâ "Bir şey olmaz" diyorlar. Geçen gün atıklar yüzünden zehir yatağı haline gelmiş bir gölün sularım içiyordu yörenin başkanı. Hem de avuç avuç. Çaylarda radyasyon oranı çok yüksekti bir zamanlar. Devrin bakanlarından biri, höpürdeterek bardak bardak içmedi mi bu radyasyonlu çayları? "Olmaz bir şey" diyordu. Şimdi "Zombi" filmlerinde oynuyor.

Ortalığı şantaj kasetleri bastı. Sebep:
MHP barajı aşmasın.
Peki kimin işine gelir bu durum?
AKP'nin.
Peki kim yapıyor bu kasetleri? Sizce cevapsız bir sorumu bu?... Bence değil.
Bu sorunun cevabını halk biliyor. MHP barajı aşmakla kalmayıp sanılanın üzerinde bir oy toplayacak.

Kim meydanlarda "Eline, beline, diline sahip olacaksın" diye bağırıyor? Neden sizce?

Hadi ben uyudum. Siz uyumayın efendiler. Yok eğer özel ha-yatsa, neden genele taşıyorsunuz bu kasetleri?
Rahmetli Menderes'in de sevgilisi vardı. "Suzan Sözen" Şişli'de otururdu. O zamanlar renkli oto camlan olmadığı için Menderes Şişli'ye giderken elektrikleri keserlerdi geçici arıza diye. Bir keresinde bir gazeteci girmiş Suzan Hanım'ın evine gizliden.
Menderes ile Suzan Hanım'ın baş başa çekilmiş fotoğrafı, muhalefet lideri İsmet Paşa'nın eline ulaştığında, "Yırtın atın bu fotoğrafları. Bunun üzerinde siyaset yapamayız. Bize yakışmaz!" demiş.

Bakın dostlar...
Önümüzdeki seçimler tek şansımız. Lütfen uyanık olalım. Zenginler her zamanki gibi gaflet uykusunda. Kendi çıkarları doğrultusunda uyur gezerler. Televizyonların ve gazetelerin çoğunluğu hükümetin elinde. En son Milliyet Gazetesi de üç-on paraya Erdoğan Demkören tarafından satın alınarak hediye edildi hükümete. Milliyet Gazetesi'nin ilk sahibi Karaca'nm çocukları da küçük bir sus payı ile kamuflaj oldular konuya.
"ÖSYM sınavları bir türlü çözülemiyor" diye mi düşünüyorsunuz? Bir değil, iki değil. Bu şifre olayı, birilerinin kendi adamlarını üniversitelere doldurmaya çalışmasmdan kaynaklanmıyor mu?Askeriyeyi, Emniyeti ve devletin sair kurumlarmı ele geçilmediler mi?


Çoğunluğu hiçe sayıyorlar. Enayi yerine koyuyorlar hepimizi Ama sandık başında alacaklar cevaplarını.
Geçen gece, Erdoğan Bey bir kanala, Kemal Bey de başka bir kanala çıktı. Erdoğan Bey kendi kanalından, Kemal Bey de farklı kanallardan söz etti. Ertesi gün reytinglere baktiğımızda bir de ne görelim? Kemal beyin reytingi, Erdoğan Beyinkinden yüksek.

Reytinglere göre iktidar olunur mu, orasını bilemem. Eğer reyting üstünden bir hesap yapacak olursak, her tarafindan kültür fışkıran Hülya Avşar'ın Kültür Bakanı, Serdar Ortaç'ın Maliye Bakanı, dünya stan Nihat Doğan'ın İçişleri Bakanı olması gerekir.

Ünlü Türk büyüp Okan Bayülgen, Doğa Koleji'nin belgeselini hazırlıyormuş. "Koleje dikiz."
Beyaz da geçen gece konuyla, internet yasaklarının doğru bir eylem olduğuna karar vermiş.

Bence bu iki arkadaşımıza da birer bakanlık yakışır.
Ne olduğunu hâlâ anlamadığımız, fiyasko ile sonuçlanan açılım eylemlerinin baş destekleyicisi Sezen Aksu da Başbakan olmalı bence.


Özgürlük sarkısıını reklam sektörüne satan, sonra da aldığı parayı utanarak iade edip şarkıyı tekrar özgürlüğüne kavuşturan Zülfü Livaneli de Devlet Bakanı olur artık.

Halkın gözünden hiçbir şey kaçmıyor. Bir anda Sezen Aksu nasıl protesto edilmişti? Konserleri bomboştu. Sokaklardan isimleri söküldü halk tarafindan. Size bir kehanetten değil, büyük bir olasılıktan söz etmek istiyorum.

Devlet Bahçeli, yeni hükümetin ortaklarından biri olacak. Kemal Bey'e de iktidar görünüyor. Perinçek, Özkan, Balbay ve bazıları, millet vekili olarak Meclis'e girecekler.
Hayır, rüya görmüyorum. "Fırıldak" oyunu ile Anadolu'dayım ve her gün halkın karşısına çıkıyorum. Halkın nabzı söylüyor bunu bana. Ben halkınım nabzına güveniyorum.


Not 1:17 Mayıs'ta "Fınldak" adlı oyunumuzu Giresun'da Kı-lıçdaroğlu da izleyecek. Aynı dünya görüşünü paylaştığını bu değerli politikacı ile birlikte olmak, beni şimdiden heyecanlandınyor.
Not 2: Oy kullanmayarak, yalnız kendinizi cezalandırısınız.Oy kullanmamanız güçlünün işine gelir. Oyların bölünmemesine de dikkat etmelisiniz.
Geleceğimiz, sizin mübarek ellerinizde. Haydi göreyim sizi. Doğru sandık basma...


LEVENT KIRCA 

12
0
0
Yorum Yaz