28/12/2005 · Kategori: Inceleme
EKO-SOSYAL DURUM
Taşköprü çeşitli uygarlıklara sahne olmuş, tarih ve kültür zenginlikleriyle dolu bir yerleşim yeri. İlçenin karşısında bulunan Zımbıllı Tepe'deki Romalılardan kalma Pompeiopolis harabeleri ve antik kenti bunun en belirgin kanıtı. İlçede Selçuklu ve Osmanlı tarihinin izlerine rastlamak da mümkün. Oğuzların Kayı boyundan olan Taşköprüler konuşmaları, şiveleri, giyimleri ve gelenek göreneklere bağlılıkları ile dikkat çekiyor.
Taşköprü aynı zamanda Türkiye'nin başlıca sarmısak üretim merkezlerinden. Yılda 20 bin tonluk üretim kapasitesiyle dünya pazarında Çin, İran ve Malezya ile rekabet ediyor.
Taşköprü'de meşhur kuyu kebabı yanında sarmısak yeniliyor. Uluslararası üne sahip Taşköprü sarmısağı, bu ünü kalitesine ve uzun ömürlü oluşuna borçlu. Taşköprü sarmısağının üretiminin artırılması, kalitesinin yükseltilmesi, fabrikasyona dönüştürülmesi ve üreticilerin desteklenmesi için büyük çabalar sarfeden Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan, "Artık endüstri bitkisi olan sarmısağın ilaç sanayiinde işlenmesi için, devletin ve işadamlarının yatırımına her türlü kolaylığı sağlayacağız," diyor. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz bin bir güçlüklerle üretiyoruz, başkaları kaymağını yiyor. Amerikalılar bizden sadece 200 bin liraya aldıkları sarmısağı şişeye koyarak, yine bize 100 tabletini 8 milyon liradan satıyor. Eczanelerde ve baharatçılarda satılan 'Kyolic' adlı sarmısak hapının aslı, bir kilo Taşköprü sarmısağıdır."
Adını yalnızca festivallerde duyduğumuz Taşköprü sarmısağı, bölgede çalışan binlerce kadın - erkek üreticinin el emeği, göz nuru ve geçim kaynağı... İlçe geleceğini sarmısağa bağlamış durumda. Eğer desteklenirse, sarmısak artık sanayi bitkisi olarak, yalnızca Taşköprülü üreticilerin değil, Türkiye'nin de yüzünü güldürecek.
Taşköprü ilçesi adını Gökırmak üzerinde Çobanoğulları zamanında yapılmış olan yedi gözlü 68 metre uzunluğundaki Taşköprü'den almıştır. Kastamonu il merkezine 42 km. uzaklıkta bulunan ilçenin eski adı Ponpeiopolistir.
İlçe tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleşim bölgelerinden birini oluşturmuştur. M.Ö. 64 yılında Romalıların egemenliği altına girmiş ve Paflagonya eyaletinin merkezi olarak "Zimbıllı Tepesi" denilen yerde kurulan tarihi Pompeiopolis kenti, akropol ve devlet büyüklerinin oturduğu yer olarak kullanılmıştır.Romalılar Poplogonya'yi zaptettikten sonra komutan Pepenin isminden dolayı TAŞKÖPRÜ'YE (Pompeiopolis) demişler. Etiler Orta Anadolu'da yasarken Taşköprü ve civarından Gasga (Kaska) adlı bir devletin hüküm sürdüğünü Eti kaynakları haber vermektedirler. Gagalar yaptıkları savaşların sonunda Eti'lere yenilmişler Paplogonya Eti egemenliğine girmiştir( M.Ö. 1330).. Bizanslılar Çağı'nda Kastamonu gelişince Ponpeiopolis küçülmüştür.
1292-1460 yılları arasında Çobanoğullarının yönetiminde kalan ilçe, 1460 yılında Osmanlı yönetimine girmiş ve Kastamonu'ya bağlı kadılık olarak idare edilmiş,1864 tarihinde ilce olmuştur.
Taşköprü, M.S. 1366 yılında Yağmur Bey'in oğlu Ali Bey tarafından Kastamonu Emiri Adil Bey'in oğlu Celaleddin Beyazıt (Kötürüm Beyazıt) adına yaptırılmıştır.
Taşköprü'ye en fazla önem veren Muzafferettin Gazidir. Türk-İslam Cağı'ndan istilaya uğramamış ve savaş görmemiş olan Taşköprü arkeoloji itibariyle pek zengin ve ehemmiyetli bir yerdir. Höyükleri, tumuluslari, kaya tünelleri, kaya mezarları, kaleleri, Muzafferettin gazi Hamamı, Abdal hasan Koyu Hamamı, Kornapa, Yazıhamit Kızılkese Camileri birer sanat eseri olup ayakta duran vesikalardandır.
Taşköprü'nün 5 km kuzey doğusundaki kale bir kısım dağların arasında kalmıştır. Kale 100 metre kadar yükseklikte bir tepe üzerinde sarp kayalıklar oyularak yapılmıştır.
Taşköprü'nün 10 km güneyinde bulunan Ali Saray Köyü'nde bazı harabeler vardır. Bu köyün Ören mevkiinde ve bati tarafındaki tarlalarda bazı duvar harabeleri görülmektedir. Köylüler buradan büyük islenmiş taslar çıkarmışlardır. Taşköprü'nün 15 km güneyinde ve Ali Saraya bir saat uzaklıkta bulunan Kilise Köyü'nün bazı yerlerinde eski eserler bulunmaktadır. Buradan çıkarılan bir boğa heykeli Kastamonu Müzesine getirilmiştir. Kilise köyü kuzey tarafında bulunan islik Kayasından köylüler testi küp ve benzeri eserler çıkarmaktadırlar.
Pompeiopolis antik kentini ortaya çıkartabilmek için çok büyük çapta kazıların düzenlenmesi gerekmektedir. Bu gerçekleştiği takdirde ilçede yeni bir Efes ortaya çıkacak ve ilçe büyük bir turizm potansiyeline kavuşacaktır. Bu konuda KültürBakanlığı nezdindeki girişimler sonuç vermeye başlamış, koruma ve kazı çalışmaları programlanmıştır.
Yörede gerçekleştirilen sinirli kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan kalıntıların bir kısmı halen Kastamonu müzesinde korunmaktadır.
Taşköprü biri 1308, diğeri 1927 de olmak üzere iki defa yanmış ve birçok tarihi eser yok olmuştur.
İlçe merkezi 25 Ağustos 1925'de Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir. Taşköprü 1927 yılında büyük bir yangın geçirmiş, ve bu yangından sonra ilçede Kadastro uygulanmış geniş caddeler açılmış ve modern yapılar yapılmıştır. Taşköprü Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur.
TARİHİ CAMİLER
Şeyh Hüsamettin Camisi: Cami, Taşköprü'nün Tekke Mahallesi'nde olup; Muzafferettin Yavlak Arslan tarafından yaptırıldığı rivayet olunmaktadır. Bina, moloz taşından harçla yapılmıştır. Üzeri kubbeli ve onun üzeri de kiremitlidir.
Kâsım Bey Camisi: Cami, Taşköprü'nün Çaycevher Köyü'ndedir. Ahşaptan yapılmış son cemaat yeri vardır. Kemeri mermerdir, bu kemerin iki tarafında birer rozans vardır. Kemerin üzerinde iki kitâbe vardır. Sağdaki kitâbede caminin (1535) yılında Ramazan Ayı'nın sonunda Kâsım Bey tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Diğer kitâbede ise; caminin harap olduğu, Seyit Ahmet ve diğer hayır sahipleri tarafından (1645) tamir edildiği yazılmaktadır. Minaresi ahşaptır.
Bey Camisi: Bey Köyü'nde olup; bina, moloz taşından harçla yapılmıştır. Çatısı ahşap, üzeri kiremitlidir. Kapısının üzerindeki kitâbede, 1430 yılında Abdullah Beyin oğlu Emir Efendi Bey tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir.
Taş Camisi: Cami, Taşköprü merkezindedir. Moloz taşından haçla yapılmıştır. Döşemesi ve tavanı ahşaptır. Alçıdan yapılmış olan mihrabı zengindir. Camiyi Kara Mustafa Paşanın yaptırdığı rivayet olunmaktadır. 1854 yılında tamir ettirilmiştir.
Yazıhamit Camisi: Yazıhamit Köyü'ndedir. 1825 yılında Abdullah Ağanın Oğlu, Hacı Hamza Ağa adlı bir hayır sahibi tarafından yaptırılmıştır. 8 x 8 m ölçümündedir. Döşemesi ve minberi; tahta, mihrabı; alçılı ve zengindir. Sekiz köşeli kasnağı olan kubbesinin üzeri, kiremitlidir.
Hacı Ahmet Ağa Camisi: Cami, Taşköprü'nün Bey Köyü'ndedir. Duvarları moloz taşından harçla yapılmış, aralarına tuğla kuşaklar konulmuştur. Döşemesi tahtadır. Caminin üzerinde kubbesi olup; kurşunu alınmıştır. İnşa tekniğine göre 18. yy. eseri olduğu sanılmaktadır.
Kızılkise Camisi: Kızılkise Köyü'ndedir. Kim tarafından ne zaman yaptırıldığı belli değildir. Duvarları moloz taşından harçla yapılmış, üzeri kubbeli, bunun da üzeri ağaç çatı ile örtülmüştür.
Ayvalı Camisi: Cami, Taşköprü'nün Aşağı Ayvalı Köyü'ndedir. Caminin ilk defa, yanındaki türbede yatan ve mezar taşına göre hicrî (1110) yılında ölen Abdi Sofu namına bir zat tarafından yaptırıldığı rivayet olunmaktadır. Mihrabı alçıdandır ve zengince yapılmıştır.
TARİHİ TÜRBE VE HAMAMLAR
Abdal Hasan Türbesi: Bu türbe, Taşköprü'nün güneyindeki Abdalhasan Köyü'ndedir. Bina moloz taşından harçla yapılmış, aralarına tuğla kuşaklar konulmuştur. Çatısı ahşap, üzeri kiremitlidir. Yüz ölçüsü (5 x 5 m) olan türbenin önünde tahtadan yapılmış basit bir giriş yeri vardır. Kapısının solunda şu yazı bulunmaktadır:
Feth-i bab et gir içeru
Kıl namazı et tazarru
Rabbine eyle niyazı
Bunun tamir kitabesi olduğu anlaşılmaktadır. Türbenin döşemesi tahtadır. Güney cephesinde bir penceresi vardır. İç kısmındaki iki kabirden solda olanı Dilsiz Sultan'a aittir. Sağda ve büyükçe olanı da Abdal Hasan'a aittir.
Türbenin hiçbir yerinde Abdal Hasan hakkında yazıya rast gelinmemiştir. Bu zatın kim olduğu ve ne zaman yattığı hakkında açık bilgiye sahip değiliz. Tapu kayıdı kadimesinin 554 numaralı defterinde (990 H.) yılında bu köyün adının totaş olduğu, o zamanki şeyhinin Muhammed veledi Veli Dede ve şeriki de Muzaffer Bin Seydi adlı şahıslardan ibaret bulunduğu anlaşılmaktadır. Buranın Sultan Bayezid'ten nişanlı zaviye olduğu da ayrıca ilave olunmaktadır. (990 H.) yılındaki malâmat Osmanlı padişahlarından üçüncü Murat devrine aittir. Buradaki Bayezid tabiri de aydınlatılmamıştır. Bayezid-i Veli mi yoksa; Yıldırım Bayazid mi bilinmemektedir. Kastamonu tarihi müellifi Talât Mümtaz Yaman, kitabının 144' üncü sahifesinde bunun Yıldırım Bayezid olduğunu ve bunu da evkaf sicilinin sekizinci sahifesinden aldığını işaret etmektedir.
Şeyh Musa Türbesi: Türbe, Taşköprü'nün kuzeyindeki Kornapa Köyü'ndedir. Bina, moloz taşından harçla yapılmıştır. Çatısı ahşap ve üzeri kiremitlidir. Kapısının üzerinde: (Allahü Lâilâhe) yazılıdır. Kapının sağındaki tamir kitâbesinde: “Hak tealâ kelâmında buyurmuş” dedikten sonra bir âyet yazılıdır. Bundan sonra, (Şekur Oğlu Zâde Emin Ağa 1250) yazısı bulunmaktadır.
Türbenin içinde üzeri harçla sıvanmış bir lâhit ve bunun başında yuvarlak, ayağında da köşeli şahideler vardır. İçindeki mütevâzi mihrap üzerinde şu kitâbe vardır:
Nasrun minallahi ve fethun karib ve başşir
El-mü'minine ya Muhammed, Vakafe Haz
El-ayn Detlu Hatun ahade aşare semanimiye
Bu kitâbenin (811 H.- 1408 M.) yılında yapılmış bir çeşme kitâbesi olduğu ve buraya sonradan konulduğu anlaşılmaktadır.
Yavaşça Sultan Türbesi: Bu türbe, Taşköprü'nün Akdoğan Tekkesi Köyü'ndedir. Bina, moloz taşından harçla yapılmıştır. Çatısı ahşap ve üzeri kiremitlidir. Döşeme ve tavanı basittir.
İçinde harçla yapılmış ve üzeri tahta ile örtülmüş bir sanduka vardır ki, çok büyük bir meşe ağacı köküne dayanmaktadır. Baş tarafında şu yazı vardır:
Lillâhi fatiha 889
Yavaşça Sultan Mehmed ruh-i şerifine
Horasanlı erlerinden İsa Bey Zâde
Aynı çatı altında Yavaşça Sultan'ın yattığı kısımdan bir tahta perde ile ayrılmış bir sanduka daha vardır. Bu da Yavaşça Sultan Türbesi'ne benzemektedir.
Kitâbesine göre buradaki Yavaşça Sultan'ın (889 H.- 1484 M.) yılında öldüğü anlaşılmaktadır.
Muzaffereddin Bey Hamamı: Taşköprü merkezinde olan bu hamamın duvarları moloz taşından harçla yapılmıştır. Üstü kubbelidir. Soğukluk kısmından yıkanma yerine girilmektedir. Burada önde ortası kubbeli, yanları tonoz kemerli bir salonla arkada iki tane kubbeli halvet bulunmaktadır. Hamam, Çobanlar devrine ait olup; Muzaffereddin Yavlak Arslan tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra oradaki medrese ve camiye vakfolunmuştur.
Yeni Hamam: Hamam, Taşköprü merkezindedir. Ahşap soyunma yeri vardır. (4,20 x 2,70 m ) olan soğukluk kısmının ortasında kubbesi bulunmaktadır. Hamam Derbederoğulları tasarrufundadır. Taşköprü-Tabakhane Mahallesi'nde Muzaffereddin Gazi Vakfı'ndan olup; oradaki cami medresesine vakfolunmuştur. Tabakhane Hamamı bu gün yıkılmıştır.
KAYNAK: Taşköprü Belediyesi Web Sitesi-
http://www.taskoprubelediyesi.com
(Sürecek)
Taşköprü'den Bakış