AlsahBlog

• 23/7/2006 - GAGA / EMİN ARIK

Kategori: Oyku

GAGA

                                                                      EMİN ARIK

Küçük yaşlarından beri dedesiyle arası iyiydi. Oynar, söyleşir, yetişkinliğe adım attıkları yıllarda da her konuda tartışırlardı. Tavlayı, damayı dedesinden öğrenmişti.

Kurtuluş Savaşı’na katılan dede, madalyasını da hep göğsünde taşırdı. Emekliydi. Gezici başöğretmenlik, öğretmenlik yapmış, köy enstitülerinde eğitmen kurslarında da görev almıştı. Arapça, Farsça, Osmanlıca bilirdi. Namazında, niyazında da bir adamdı. Okuduğu sureler olsun, okuduğu-yazdığı başka yabancı sözcük ve tümceler olsun, anlamlarını torunlarına da açıklardı.

Oğlu Hüseyin de öğretmendi. 1940’lı yıllar boyunca; Malatya, Erzurum, Sivas,

İstanbul ve Edirne öğretmen okullarında meslek dersleri öğretmenliği yapmış, 1949’da genç yaşta sağlığını yitirerek görevinden ayrılmak zorunda kalmış, 1963’te ölmüştü. Oğlunu genç yaşta yitirmenin acısını kendine, yüreğinde saklıyordu. Torunlarından biri öğretmen olduğunda, en çok sevinen o olmuştu. Artık, kendisinin ve oğlunun mesleğini sürdürecek bir geleni vardı. Bu torunu da, ilk göreve başladığı gün, dedesinin sözlerini ve onun gözlerinde ilk kez gördüğü gözyaşlarını, ömür boyu unutamayacaktı.

Torunlarına ve onların arkadaşlarına şiirler okur, marşlar ve türküler de söylerdi:

“Benim bir dedem vardı

Çok tiryakiydi

Enfiye için ta Yanya’ya gitti

Çektiği enfiye Yanya’da yokmuş

Oradan da öte dünyaya gitti

                                   Ben cevizi gördüm bademe benzer

                                   Babamın huyu dedeme benzer

                                   Hiçbir huyu yoktur adama benzer

                                   O da külah için Konya’ya gitti

Bir kar bulduk püryani

Rüzgarla cebi dolu üryani

O da dedesi gibi pür yani

Bir kalıp sabun için Kufe’ye gitti”

Özellikle dededen, hiçbir konuda, hiçbir şekilde baskı görmediler. Hoşgörülü idi.

Ama, aşırılıklara gücenirdi. Bir keresinde içkiyi fazla kaçırmış damadına kızmış, “Seninle teşrik-i mesaimi kestim” demişti de, çocukların ağzında tekerleme gibi yinelenen bu sözler, evde günlerce herkesi güldürmüştü.

Bir de Gaga diye birinden söz ederdi. Ilgaz Dağları üzerinde, Taşköprü Hoca Köyü Kıran Mahallesinde yaşamış, bir bilge kişi. Köylünün, komşunun her derdine umar arayan, ermiş olarak nitelenen biri.

‘Hastayım’ diye kendisine başvuranların durumuna bakıp, deneyimine güvenerek;

ona göre çeşitli otlardan, bitkilerden ilaçlar uygulayarak derman arayan Gaga, bu işi yaparken “Allah’ım benim yüzümü kara çıkarma, bu garibin de derdine derman ol” biçiminde duasını da yaparmış. Gel gör ki cehalet, orada gerçekleştirilen fiziksel, kimyasal işlemleri görmez, yalnızca duaları görür; “Ne derin Hoca, iki okudu, bir üfledi, karnımın ağrısını geçirtti” yorumunu yaptırırmış.

Dede, bir gün Gaga’ya konuk olmuş. Yol yürümüş, yokuş çıkmış ve susamış. Oturur oturmaz, su istemiş. Beklemiş ki, Gaga topuğunu yere, tahta döşemeye vuracak, oda kapısına kadın gelecek; o da kendini konuk erkeğe göstermeden, sesini duyurmadan, ‘geldim, ne istiyorsun’ anlamında parmağıyla yavaşça kapıyı tıklatacak; Gaga da “Gıız, su getir” diyecek. Böyle olmamış, Gaga topuğunu yere vurmamış, ayağa kalkmış, konuğunun karşısına geçmiş:

“Oda yaptırdım yere

  Misafirler gelsin göğsünü gere gere

  Ekmek isterlerse Allah vere

  Su isterlerse dahaaa dere”, demiş.

Kovulduğunu düşünerek kalkmaya hazırlanan konuğuna Gaga, gülerek şaka yaptığını söyleyip, gönlünü almış.

Yine 1940’lı yıllarda, Gaga’nın komşularından birine bir konuk gelmiş. Bir gece kalmış, ertesi günü ayrılmadan önce, o dağ köylüsünün olağanüstü, karşılık beklemeksizin gösterdiği konukseverliğe teşekkür etmek istemiş. Duvardaki gömme dolabın kapağına

şunları yazmış:

“Bu haneye gelen

  Ekmek yesin aş yesin

  Eğer namaz kılmazsa

  Toprak yesin taş yesin”

Aradan sekiz-on gün geçmiş. Aynı evde komşular toplanmışlar. Kahve kaynatılmış, tütün sarılıp içilmiş. ‘Muhabbet’ sürerken Gaga da gelmiş. Herkes ayağa kalkarak, Gaga’nın baş köşeye oturmasını beklemişler. Merhabalaştıktan sonra bir acı kahve de Gaga’ya ikram edilmiş. Kahvesini höpürdeterek içerken başını kaldırdığında, yukarıdaki dizeleri görmüş, “Kim yazdı be, bunları?” diye sormuş. Söylemişler. “Bana da bir kalem verin.” Demiş. Getirmişler bir sabit kalem, hani şu hiçbir silginin silemediği kopya kalemi. Ucunu diliyle ıslatarak yazmış altına:

“Hiç vuku bulmadı

 Yatsıyı kılmadan yattığım

 Seni namaz üzerine memur mu yaptılar

 Be hey bilmem nesine yaptığım”

 

Bakar mısınız; olaya, olayı yaşayana ve anlatana. Nereden nerelere gelmişiz?

 

İşte böyle her fırsatta öyküler dinleyerek, yıllar geçmiştir. Öğretmen torunu uzaklardayken, dede İstanbul’da ölmüş Karacaahmet’te toprağa verilmiştir. Bir hafta sonra duyar, üzülür. “Anlatacak çok şeyi vardı daha” diye düşünür. Öğretmen torununun isteği üzerine de mezar taşına şunlar yazılır:

               “Kendimi kendim kaybettim

                 Kendim arıyorum kendimi

                 Kendime kendim lazımsa

                 Kendim bulsun kendimi

Hasan Meyan, Emekli Öğretmen, 1310-25.01.1980, Ruhuna Fatiha.”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 14/4/2007 - BİR GÜN YARINLARDA IŞIĞINI GÖREN ÇIKMALIDIR

Yazan: KARABEY.HASAN ÜNAL
SAYIN DOSTUM EMİN BEY. YILLARIMI BÖYLE SAYFALARDA YAŞATTIĞIN İÇİN SĞL.
BEN Mİ HASAN ÜNAL YANİ KARABEY ZİHNİ AYDIN NIN KÖYLÜSÜ.
BİZLER IŞIĞIMIZI KİMSEYE SÖNDÜRMEYECEĞİZ.ÖYKÜLER ŞİİRLER VB GİBİ YAZILARLA UNUTULMADIĞIMIZI HAYKIRMALIYIZ.BİZ ÖĞRETMENLER YARINLARA IŞIK OLMAK İÇİN VARIZ.MSN pky_hunal@hotmail.com
Bağlantı

Hakkımda

http://site.mynet.com/alisahin37/alsah/id2.htm Kültür, Sanat, Edebiyat, Bilim, Eğitim "Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin." - Nâzım Hikmet

Son yazılar

Sarmısaklı Osmanlı Yahnisi
YİTİK ŞİİR
KASTAMONU GÖLKÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARININ 2009 BULUŞMASI
Arşiv: AlsahBlog/TaşköprüdenBakış 2005
İşte 2009'un vergileri
Bu rapor ezberleri bozuyor
Emekli maaşından sağlık kesintisi yapılır mı?
Yayıncılığa adanmış bir ömür önceki gün son buldu. Edebiyat dünyası Hüsamettin Bozok’u kaybetti 30/10/2008
"Mustafa" belgeseli tartışılıyor
Kitaba dönüşen tezler
Taşköprü Sarmısağı Roman Ödülü!... 10 Eylül 2008 Çarşamba
Tartışmayı açarken…
SGK'dan kız çocuklarına kötü haber
Taşköprülüzâde
TURHAN HOCA PEKİN OLİMPİYADLARINDA
KIRIM KONGO K.A. NEDİR?
[Ali Şahin] Röportajı
*Ali ŞAHİN (alsah)
Muhtarlara kene ilacı dağıtıldı
Yol ortasındaki sır mezar!
Tayyip Erdoğan'ın en yakın arkadaşı, Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilsin diye rüşvet teklif etmekten MAHKUM oldu
EĞİTİM-SEN TAŞKÖPRÜ İLÇE TEMSİLCİLİĞİ’NİN TANIŞMA VE DAYANIŞMA YEMEĞİ
Taşköprü Haberleri: Sobadan zehirlenen aile hastanelik oldu
Resim öğretmenlerinden sergi
Kuyu kebabı sezonu açıldı

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
A. Şahin'in Bloknotu'ndan
EdebiyatGündemi
Esintiler
YenidenDergi
Edebiyat
Gökırmak
GüldesteEnGüzelAtatürkŞiirleriSeçkisi
KastamonuNet (Blogcu)
YedinciSanat
ÖykülerÖykücüler
Öykü
EdebiyatDünyası
RomanYazıları
ŞiirlerŞairler
Edebiyat2005
GerçeğinSesi
Güncem'den
Taşköprü'nünSesi
Taşköprü'denEsintiler
YeniDergi
YeniEdebiyat
Taşköprü-Yazıhamit Köyü
Rıfat Ilgaz 2006 / Kastamonu Sempozyumu
DersimizEdebiyat
DersimizEdebiyat2
Çocuk ve Edebiyatı
Sanat ve Toplum
Taşköprü... Taşköprü...
Taşköprü'den Sesleniş
YenidenEdebiyat
E-Edebiyat
Taşköprü'nün taş-köprüsü
Esintiler'den..
KastamonuNet
YenidenKastamonuNet
SarıYazma/RıfatIlgazArşivi'nden

Kategoriler

  • Ali ŞAHİN (A. Alsah) Yazilari
  • Ani
  • Anma
  • Arastirma
  • Biyografi
  • Cagri
  • Deneme
  • Duyuru
  • Edebiyat Arastirmalari
  • Edebiyat Takvimi
  • Edebiyattan Sinemaya
  • Elestiri
  • Fikra
  • Haber
  • Ileti
  • Inceleme
  • Kitap
  • Kitap Ozetleri
  • Kitap Tanıtma
  • Kose Yazisi
  • Kutlama
  • Mesaj
  • Nostalji
  • Oyku
  • Oyku Inceleme
  • Polemik
  • Roman Inceleme
  • Siir
  • Siir Tahlilleri
  • Tartisma
  • Taskopruden Gecenler
  • Yitirdiklerimiz
  • Yorum
  • Arkadaşlar

    yeniedebiyat
    titus
    yansimalar
    TuLuAt
    NEVAAY
    karacocuk
    geda
    nurdane
    bengisuyum
    yellowdaisy
    alperence
    cinskediguzel
    zelis
    necatialbayrak
    batumania
    tibette7yil
    sonnur
    senpazarlimuzo
    Guldeste
    yedincisanat
    Hasan37
    kastamonunet
    oykuleroykuculer
    ehalimyilmaz
    ilhanM
    hasanbildirki
    romanyazilari
    siirlersairler
    YENIACIGAZETESI
    cocukca
    extacyESC
    serencam
    muzaffererdem
    ankaralieczanesi
    esevcanca
    yesilcay53
    servet53
    tulaybilgin
    sevilla
    parantezicihayatlar
    senpazarinsesi
    samanyoluaydin
    blogsiir
    muratkulcuoglu
    yazihamit
    bereket
    cazibelibocek
    gazikemal
    okshazirlik
    esedereli
    barensel
    paratoner
    kastamonum
    sahinsah
    eroman
    senpazarli
    gulcanca
    kastamonuluyuz
    UmitZeynep
    nsahin
    muratcelikoglu
    kenaryazilari
    aakif
    emelsen
    SariYazma
    ozcanozturk
    gorseldil
    nurtenaltinok
    passions00
    atamla
    alsah
    AlsahIndex
    AlsahBloklariIndexi
    cideli
    YeniGuneTurku
    birsen0703
    deryadeniz
    deryadanlezzetler
    glhn74
    ayfergokcen
    Gizemsever
    gulcanla
    sudemle1
    sudemle2
    vatan11
    kalenderyemeksalonu
    taskopruimamhatip
    vatan15
    nurBOZKURT
    turkceyasam
    semanisan
    videooblog
    izmirliblogcu
    edebicanavar
    yorumsizin
    AlsahBloglariIndeksi
    AlsahBloglariIndexi
    AlsahBloklariIndeksi
    AlsahBloklariIndexim
    sudemle3

    http://alsahblog.blogcu.com/ Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa