3/5/2006 · Kategori: Yorum
5 YILDIR ÜZERİNDE ÇALIŞILAN 'CUMHURBAŞKANLIĞI TARİHİ' YAYIMLANDI
Atatürk hiç yurtdışı gezisine çıkmadı
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çankaya Köşkü tarafından yaklaşık 5 yıl önce çalışmaları başlatılan Cumhurbaşkanlığı tarihiyle ilgili kitap, Atatürk 'ün 125. doğum yıldönümünde yayımlandı.
Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü Sermet Atacanlı , Çankaya Köşkü'nün tarihine ışık tutan ''Cumhurbaşkanlığı Tarihi'' adlı kitabı tanıttı.
Çalışmalara yaklaşık 5 yıl önce başladıklarını bildiren Atacanlı, cumhurbaşkanlığı örgütünün devlet içindeki işlevi ve geleneklerinin tanıtılmasının amaçlandığını söyledi. ''Çankaya'' nın tarihine ışık tutacak ilginç ayrıntılara yer veren kitaba göre, ilk 5 cumhurbaşkanı savaşlarda yer aldı. Cumhurbaşkanlığı görevini en uzun süre yürüten Atatürk oldu. Atatürk, 15 yıl 11 gün görevde kaldı. En kısa süre cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Turgut Özal ise 3 yıl 5 ay 8 gün görev yapabildi. Cumhurbaşkanlığı, toplam 6 ay 14 gün vekâletle yönetildi. Milli Birlik Komitesi ve Milli Güvenlik Konseyi dönemleri ise toplam 3 yıl 6 ay 11 gün sürdü.
Cumhurbaşkanlarının yasaların bir kez görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderilmesi uygulamasının ilk örneği Cemal Gürsel döneminde yaşandı. 1963 yılından 29 Ekim 2005'e kadar bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye gönderilen yasa sayısı 141 oldu. Gürsel 2, Sunay 18, Korutürk 13, Evren 26, Özal 19, Demirel 14 yasayı iade etti. Cumhurbaşkanı Sezer ise 29 Ekim 2005'e kadar 49 yasayı geri çevirdi. Bu sayı, 27 Nisan 2006 tarihi itibarıyla 53'e yükseldi.
En çok yurtdışı gezisine çıkan Cumhurbaşkanı Demirel oldu. Demirel, 57 ülkeye 125 gezi gerçekleştirdi. Demirel'i Sezer izledi. Cumhurbaşkanı Sezer 37 ülkeye 49 gezi yaptı. Özal 29 ülkeye 40 gezi, Evren 23 ülkeye 32 gezi yaptı. Atatürk ise hiç yurtdışı gezisine çıkmadı. En çok yurtdışı gezi düzenlenen ülkeler ise İran, Pakistan ve Romanya oldu. Bu ülkeler 14 kez ziyaret edilirken, ABD'ye ise 13 kez ziyaret yapıldı.
12/3/2006 · Kategori: Yorum
ESİNTİLER
ZEYNEP ORAL
Pişman Değilmiş... Yine Yaparmış... Emel'i Kim İstemezmiş...
Magazin dünyasının son starı, son eğlencesi, Kenan Evren 'in açıklamalarını ve bu açıklamaların büyük medyaya yansımasını, mideniz bulanmadan, kanınız donmadan, dehşete düşmeden izleyebildiniz mi?!
Üstelik o sözlerin gençlere, yeni kuşaklara yöneldiğini düşününce, dehşet bin kat çoğalmadı mı?
Günümüzde çağdaş evrensel değerler hiyerarşisinde, ancak ''insanlığa karşı işlenmiş suçlar'' başlığı altında yer alabilecek kararların, uygulamaların, yıllar sonra iftiharla savunulması, gençlere ders alın diye sunulması, hâlâ cezalandırılmamış olması sizleri kahretmiyor mu?..
Emel Sayın 'la ilgili saygısız açıklamalarını magazin dünyasına bırakıp Kenan Evren'in ''hiç pişmanlık duymadığı'', ''tereddüt etmeden yine yaparım'', ''elim titremeden onay verdim'', ''hiç vicdan azabı çekmedim'' dediği gerçeklere bakalım.
12 Eylül askeri darbesinden sonra 650 bin kişi gözaltına alındı.
Gözetim altındakilerin tümü işkenceden geçirildi.
171 kişi işkencede yaşamını yitirdi. (Bu sayı, İnsan Hakları Derneği'nin kesin kanıtları elde ettiği ölümlere ilişkindir. Yoksa, aynı dönemde gözaltında kuşkulu ölüm sayısı 400 civarındadır.)
12 Eylül askeri darbesinden sonra sıkıyönetim askeri mahkemelerinde 210 bin dava açıldı. Bu davaların 71 bini TCK'nin 141 ve 142. maddelerinden, 14 bini 163. maddeden olmak üzere 85 bin kişi düşüncelerinden dolayı yargılandı.
Bu davalarda 6353 sanığın idamı istendi. İşkence ile alınan ifadeler, karar gerekçesi yapıldı. 517 insan ölüm cezasına çarptırıldı. İçlerinden 50'si ipe çekildi. İdam edildiler. İçlerinde en genci 17 yaşındaki Erdal Eren 'di.
12 Eylül döneminde 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
348 bin kişiye pasaport tahdidi konuldu.
1402 sayılı yasayla sıkıyönetim komutanlarınca, 14 bin 509 kamu görevlisi işlerinden atıldı. Ayrıca 18 bin memur, 5 bin öğretmen, 2 bin yargıç ve savcı, 4 bin polis, 2 bin subay baskıyla istifaya zorlandı.
İşkence ve baskıdan kurtulmak için 30 bin kişi Türkiye'yi terk etti. Bunlardan 14 bini vatandaşlıktan atıldı.
12 Eylül askeri darbesinden sonra sıkıyönetim komutanlığının kararıyla sadece Mamak'ta 113 bin 607 kitap yakıldı. SEKA'da imha edilen kitap, dergi, gazete 40 tondur. 937 film, sayısız oyun yasaklandı. 8 gazete toplam 195 gün süre ile kapatıldı.
Liselerde din dersi zorunlu, felsefe dersi ise seçmeli hale getirildi. Tüm ders kitaplarına ''Türk-İslam Sentezi'' yerleştirildi. İmam hatip kursları, okulları katlanarak çoğaldı, şeriat örgütleri desteklendi...
İnsan Hakları Derneği'nin ''12 Eylül ve Sonuçları'' sempozyum bildirilerinden aldığım bu sayılar yalnızca birkaç örnek...
İşte bu yaygın ve sistematik işkence, bu cinayet, bu şiddet ve bu baskı düzenidir, günümüzün magazin malzemesi Kenan Evren'in, yine yaparım, hiç pişman değilim diye iftiharla savunduğu...
Hiç yorum yapmadan, işin içine duyguları, düşünceleri katmadan, yalnızca belleklerimizi tazeleyelim istedim...
e-posta:Zeynep@zeyneporal.com
Faks: 0 212 257 16 50
Cumhuriyet 12.03.2006