70’Lİ YILLARDA TÜRK ÖYKÜCÜLÜĞÜ (Ömer LEKESİZ)
25/11/2005 · Kategori: Inceleme
‘70’li yıllar, 1940-70 arasında ürün/kitap yayımlamış klasik, bunalımcı, toplumcu gerçekçi öykücülerin yeni ürünlerle/kitaplarla varlıklarını pekiştirdikleri, bu on yılda yoğun olarak yaşanan düşünsel tartışmaların, siyasal kamplaşmaların, sosyo-ekonomik gelişmelerin Türk öykücülüğüne yeni mecralar kazandırdığı yıllardır.
Dursun Akçam, Talip Apaydın, Yusuf Ziya Bahadınlı, Mehmet Başaran, Fakir Baykurt, Vüs’at O. Bener, Necati Cumalı, Orhan Duru, Ferit Edgü, Sabahat Emir, Leyla Erbil, Fahri Erdinç, Nihat Eruz, Ferzan Gürel, Muzaffer Hacıhasanoğlu, Afet Ilgaz, Tarık Dursun K., Nursen Karas, Bilge Karasu, Samim Kocagöz, Nezihe Meriç, Erdal Öz, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner, Zeyyat Selimoğlu, Kamuran Şipal, Necati Tosuner, Şevket Yücel ve Tahsin Yücel(1) asıl ‘70’li yıllarda yayımladıkları ürünleri/kitaplarıyla Türk öykücülüğü içinde kendilerine ve dolayısıyla temsil ettikleri ya da izledikleri öykü eğilimlerine kalıcı bir yer sağlarlarken, ilk öykü kitaplarını 1962’de yayımlayan Sevgi Soysal, 1967’de yayımlayan Rasim Özdenören, 1968’de yayımlayan Selim İleri ve Bekir Yıldız da yine bu on yıldaki öykü çalışmalarıyla öne çıkmışlardır.
1950-70 arasında yayımlanan 371 öykü kitabına karşılık, ‘70’li yıllarda 327 öykü kitabının yayımlanmış olması, adları zikredilen öykücülerin ’70 yılların öykü ortamındaki güçlerini tek başına göstermekle birlikte, aynı yıllarda adlarını edebiyat dergilerinde duyuran, öykülerini kitaplaştıran Tahir Abacı, Adalet Ağaoğlu, Mehmet Akçınar; Hulki Aktunç, İbrahim Ethem Aladağ, Garo Alagöz, Turan Altuntaş, İnci Aral, Cemal Arzu, Oğuz Atay, Kemal Ateş, Mustafa Balel, Selçuk Baran, Arif Baş, Pakize Başaran, Remziye Batuhan, Şemsi Belli, O. Hasan Bıldırki, Şükrü Bilgiç, Mehmet Emin Bozarslan, Ayhan Bozfırat, Savaş Böke, Şevket Bulut, İbrahim Zeki Burdurlu, Abbas Çılga, Mehmet Çağlıkasap, Kemal Çalıkoparan, Baha Çalt, Osman Çelik, Sabri Çoksolmaz, Sevinç Çokum, Atilla Damar, Gülten Dayıoğlu, Saliha Devres, Behiç Duygulu, Mithat Enç, Nazlı Eray, İbram Erdem, Şiir Erkök Yılmaz, Nusret Ertürk, Ergun Evren, Füruzan (Selçuk), Naci Girginsoy, Avni Givda, Mehmet Güler, Hakkı Gümüştaş, Burhan Günel, Mehmet Güner, Yılmaz Güney, Necati Güngör, Sakıp Güran, Fatma Gürel, Nail Güreli, Nedim Gürsel, Necati Haksun, Yıldız İncesu, Ümit Kaftancıoğlu, Lifti Kaleli, Yılmaz Kapalp, Y. Kenan Karacanlar, Sezai Karakoç, İ. Güven Kaya, Celal Kayıkçı, Kemal Bekir, Serhat Kestel, İsmail Kıllıoğlu, Hasan Kıyafet, Ayşe Kilimci, Özcan Kokulu, Ramazan Korkmaz, Mustafa Köylüoğlu, Cevdet Kudret, Şükran Kurdakul, Mustafa Kutlu, Mehmet Semih, Necati Mert, Mustafa Miyasoğlu, Ali Kemal Nacaroğlu, M. Fahri Oğuz, Metin Önal Mengüşoğlu, Fuat Örer, Aysel Özakın, Celal Özcan, Mehmet Niyazi Özdemir, Tezer Özlü, Yüksel Pazarkaya, Peride Celal, Ruşen Hakkı, Selim Sabit Salınan, Fethi Savaşçı, Abbas Sayar, Veysel Serçe, Nazım Sökmen, Osman Şahin, Ulufer Şahin, M. Ali Taşçı, Mehmet Taşdiken, Erhan Tığlı, Ömer Faruk Toprak, Teoman Uçgun, Hüseyin Ulaş, Şahin Ulufer, Tomris Uyar, Nurettin Uytun, Esen Yel, Durali Yılmaz ve Cahit Zarioğlu’ndan oluşan 108 yeni öykücü de Türk öykücülüğü açısından ‘70’li yılların önceki yıllara göre farklarını haber vermiştir.
Kemiyeti bir yana bırakıp, Sezai Karakoç, Peride Celal ve Cevdet Kudret gibi öykülerini geç kitaplaştırmış öykücüleri dışarıda, Rasim Özdenören, Selim İleri, Sevgi Soysal ve Bekir Yıldız’ı içeride tutarak bakıldığında da kalıcı izleri, ve yeni kuşak öykücüler üstündeki etkileri halen devam eden Adalet Ağaoğlu, Hulki Aktunç, İnci Aral, Oğuz Atay, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Şevket Bulut, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Şiir Erkök Yılmaz, Füruzan, Necati Güngör, Nedim Gürsel, Ayşe Kilimci, Mustafa Kutlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Necati Mert, Mustafa Miyasoğlu, Aysel Özakın, Mehmet Niyazi Özdemir, Tezer Özlü, Osman Şahin ve Tomris Uyar(2) üstünden belirttiğimiz sonucun yine önemini koruduğu görülecektir.
Bu öykücülerin her biri, Türk öykücülüğünde daha önce yer almayan konuları, kişileri öyküye dahil etmekle kalmamış, yazar olarak Türk öykücülüğüne yeni teknikler, yeni üsluplar kazandırırken, kişi olarak da toplumsal sorumluluk bilincinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Buradan hareketle ’70’li yıllardaki Türk öykücülüğü yakından irdelediğimizde zikredilen öykücüler üstünden şu hususların öne çıktığını görülmektedir:
1-Eğitim seviyesinin yükselmesi, eğitimli kadınların sosyal hayatın içinde daha aktif olarak yer almaları, kurulu sistemdeki yanlışları gösterme ihtiyacı, seçilen ve bağlanılan dünya görüşleri itibariyle yaşanan hayatın, siyasal-ekonomik, devlet-halk ilişkilerinin ve kültürel-ahlaki değerlerin sorgulanır hale gelmesine bire bir bağlı olarak ortaya çıkan “yazarak ifade etme ihtiyacı” edebi bir kazanıma dönüşmüştür.
Özellikle bayan kadın öykücülerin sayısında büyük bir artış yaşanmış ve bu artışın daha önceki yıllardaki gibi onlara erkekler tarafından bilinerek sağlanan daha geniş bir alandan değil bizzat yürüttükleri, gerçekleştirdikleri bir var olma eyleminden kaynaklandığı görülmüştür. Artık, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, İnci Aral, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Şiir Erkök Yılmaz, Füruzan, Ayşe Kilimci, Aysel Özakın, Tezer Özlü ve Tomris Uyar’la birlikte toplumcu gerçekçiliğin yorumunda, kent-insan çatışmasına, kadın-çocuk sömürüsüne, birey ve ahlak algısına, gelenek ve hayat anlayışına, göç olgusuna mahsus konularda öncelikle kadın öykücülerin öyküleriyle açtıkları izleklerden yürünecek, bu anlamda söz konusu yazarların öykü aracılığıyla gündeme taşıdıkları birçok konu erkekler tarafından yüklenilemeyecek kadar özel ve biricik bir değer kazanamıştır.
2-Son iki yüz yıldır süregelen toplumsal değişme projelerinin taşra insanında neden olduğu ruhsal tahribat, insan-devlet-çevre ilişkilerindeki bozulma, henüz hazmedilemeyen modern kültürün neden olduğu iç ve dış çatışma, sosyo-ekonomik statüdeki belirsizliklerden kaynaklanan kişilik, kimlik çatışmaları, köyden/kasbadan kente göçün beslediği emek sömürüsü ’70 yıllar öykücülüğünün işlediği önemli konuları haline gelmiştir. Rasim Ödenören, toplumsal değişme sürecindeki taşra kentlerinde modernleşmenin neden olduğu sosyal ve kültürel iç-çatışmayı, Şevket Bulut taşradaki çarpık devlet-yönetici-halk ilişkilerini öykülerine taşırken, Sevinç Çokum, sürekli değişen ve bozulan dünyada milli değerleri korumaya çalışan bireyleri işlemiştir.
3-Geçmiş yılların en etkili edebi bir akımı olan toplumcu gerçekçilik, yeni on yılda da büyük oranda içerik ve biçim değişikliğine uğrayarak varlığını sürdürmüştür; Osman Şahin ve Bekir Yıldız’ın öykülerine yine onca kabalığıyla sinen toplumcu gerçekçilik, Selim İleri, Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, Hulki Aktunç, Necati Güngör ve Necati Mert’in öykülerinde ağa-maraba şablonunu kırmış, tümüyle rafineleşmiş, estetik açıdan incelerek daha batıcıl bir içeriğe kavuşmuştur.
Bu teknik/estetik gelişmeye rağmen, ‘70’li yıllarda yaşanan önemli toplumsal, siyasal ve ekonomik olaylar doğrultusunda, keskin köşeli yeni ideolojik grupların oluşması aynıyla edebiyata yansıyınca, mevcut toplumcu gerçekçilikten sosyalist gerçekçiliğe doğru bir evrilme meydana gelmiştir. Bu nedenle toplumcu gerçekçilik, adlarını zikrettiğimiz öykücülerin elinde olumlu bir içerik yüklenirken, siyasallaşma ortamında etkileri daha da yaygınlaşan Köy Enstitülü yazarların, Kemalist-sosyalist devrimin gerçekleşmesi yolunda edebiyatı “araç” olarak görmeleri sonucunda toplumcu gerçekçilik yeni on yılda, ‘50’li yıllardaki içeriğinden daha da geriye gitmekle kalmamış, edebi anlamda olumlu ve olumsuz iki toplumsal gerçekçiliğin eş zamanlı olarak uygulanması problemi doğmuştur.
4-Muhafazakâr, sağcı ve Müslüman grupların desteğiyle 1969 seçimlerinden başarıyla çıkan AP, 1970’in daha ilk ayında 72 AP’linin muhtırasına muhatap olmuş, 26 Ocak 1970’de Necmettin Erbakan ve 17 arkadaşının Milli Nizam Partisi’ni kurmalarıyla destek gruplarından en önemlisini yitirme tehlikesiyle yüz yüze gelmiş, 11 Şubat 1970’de AP’nin 41 milletvekili bütçeye ret oyu vermekle ve partiden birer birer ayrılmakla kalmayıp, 18 Aralık 1970’de Demokratik Parti’yi kurarak AP’nin güç kaybını hızlandırmışlardır. Öte yandan, sıkıyönetimin ilanına neden olan 15-16 Haziran İşçi olayları, Milli Demokratik Devrim yanlılarının Fikir Kulüpleri Federasyonu’nu ele geçirdikten sonra bu federasyon üstünden yeni oluşturdukları Devrimci Gençlik Federasyonu’yla da (Dev-Genç) soldaki iç bölünmeleri ortadan kaldıramaması, bunlardan bazılarının silahlı eylemde karar kılması AP iktidarının huzur ve sükûn vaadine gölge düşürmüştür.
Bu şartlarda edebiyat (özelde, öykü) hem kendi asli özne ve nesnesine uygun bir mecrada devam etmiş, hem de yeni militanca sesin, sloganik söyleyişin, marş ritminin destekçisi olma rolünü üstlenmiştir. Yukarıda değinilen “kendini ifade etme” ihtiyacı siyasallaşma olgusuyla daha çok bütünleşince, edebi planda keyfiyete göre kemiyet daha önemli olmaya başlamışsa da, kendilerini solda tanımladıkları halde, edebiyatın asli işlevlerini ayrıştırılamaz bir bütün olarak gören Selim İleri, Hulki Aktunç, Oğuz Atay, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Nazlı Eray, Füruzan, Tezer Özlü ve Tomris Uyar eliyle Türk öykücülüğü kendi edebi mecrası içinde geleceğe aktarılabilmiştir.
Selim İleri, insan/kent hayatının yapay ilişkilerine karşı bireyselliği, yalnızlığı, hüznü ve duyarlılığı öne alan bir iç tepkiyi, Hulki Aktunç, şiirle öykü dili arasında kurduğu estetik/dilsel bir bağı, Oğuz Atay, metin üretiminin iç sorunsalını, Selçuk Baran, zorlu kent yaşantısının sindirdiği, silikleştirdiği suskun, acılı, ağrılı bireyleri, Ayhan Bozfırat, Ziya Osman Saba’nın şiirindeki dünyayı, Nazlı Eray, hayatın değişen dengelerine karşı ironik serzenişi ve gerçek-üstüne sığınışın sağlayabileceği ruh güvenliğini, Füruzan, büyük kentin varsıl ve yoksul kesimi arasında kalan göçmenlerin hayat, uyum sorununu, kadın ve işçi sömürüsünü, kapitalizmin biçimlendirdiği yanlış hayatları, Nedim Gürsel, siyasal arenada idealleriyle güçsüzlüğü arasında sıkışıp kalmış, yenilmiş insanların hazcılığa ve özleme sığınışlarını, Tezer Özlü, kendi anılarıyla zenginleştirdiği iç gözlemlerini ve müsteşrik bir bakış açısını, Tomris Uyar, şiirsel duyarlılığı, derin ayrıntıyı ve inandırıcılığı ısrarla Türk öykücülüğüne aktararak, öykü mecrasının yetkin yapısını korumuştur.
5-Bu dönemin öykücüleri, zamanın onca değişken temposuna ve baskın ideolojik fenomenlerine rağmen, önemli olayların asıl karakterini soyutlayacak oranda zamanın nabzını ellerinde tutmuşlardır.
İnci Aral, kadın-erkek ilişkilerinin derin boyutunu, ideolojik taleplerin toplumsal ve bireysel yaşantı üstündeki yakıcı etkilerini, Mustafa Kutlu, büyük kenti yeni yaşama alanı olarak seçenlerin, sosyo-kültürel değişmeler karşısındaki tutumlarını, geleneksel kimi değerlerin çıkar ilişkileriyle kirletilişini, Necati Mert, küçük kent insanın toplumsal değişme sürecindeki kültürel ve siyasal çelişkilerini ısrarla işlemiştir.
6-Toplumsal ve ekonomik hayatın mevcut dengelerini altüst eden büyük kente göç olgusu, aynı yolla kentli olmuş, orada farklı bir bakış açısı ve duyarlılık yüklenmiş öykücüler üstünden daha gerçekçi planlar içinde Türk öykücülüğüne yansıtılmıştır. Söz konusu plan, taşraya toplumcu gerçekçilik kapsamında salt yoksulluk, acı ve sömürü noktasından yaklaşan yer yer buyurgan, eleştirici ve aşağılayıcı bakış açısında köklü bir kırılmaya neden olmuş, Köy Enstitülü yazarların anlayış ve eserleri edebi kimlik ve keyfiyet noktasında kendiliğinden tartışmalı bir konuma oturmuştur. Mustafa Kutlu, Şevket Bulut, Adalet Ağaoğlu, Necati Mert ve Mustafa Miyasoğlu’nun öyküleri belirtilen değişmenin ilk habercileri olmuştur.
7-Bu dönemin öykülerinde, özelden genele, bireyden topluma doğru yeni açılım gerçekleştirilmiş; toplumsal, ekonomik, siyasal olgulara, bireyselliğin belirginleşmesinde bir fon işlevi yüklenmiştir. Diğer bir söyleyişle, bunalımcıların (varoluşçuların) birey merkezli, toplumcu gerçekçilerin halk merkezli bakış açıları ‘70’li yıllardaki öykücülerin eliyle tek ve olumlu bir çizgide bütünlenmiştir. Selim İleri, Hulki Aktunç, Oğuz Atay, Füruzan, Mustafa Kutlu, Necati Mert, Metin Önal Mengüşoğlu ve Tomris Uyar belirtilen bütünleştirmenin ilk önemli örneklerini oluşturmuşlardır.
8-Edebiyat ortamındaki siyasallaşmanın etkisiyle Türk öykücülüğünde bidayetinden beri var olan materyalist, metafizik/mistik ve milliyetçi/muhafazakâr eğilimler yeni dönemde netleşmekle kalmamış, Türk öykücülüğünü besleyen birer farklı damara dönüşmüştür. Kedilerini solda tanımlayan öykücüler materyalist, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu, Mustafa Miyasoğlu ve Metin Önal Mengüşoğlu metafizik/mistik, Sevinç Çokum ve Mehmet Niyazi Özdemir milliyetçi/muhafazakâr damarı işleyen ve bugüne taşıyan öykücüler olmuştur. Bu sayede Tük öykücülüğünün 1890’dan itibaren 80 yılda konumlandığı edebi alan ‘70’li yıllarda genişlemiş, türün batılı örnekleri kolayca aşılırken (Bkz.: Füruzan’ın “Çocuk” adlı öyküsü), geleneksel hikâyenin/tasavvufi metinlerin anlatım imkanları bugüne taşınmış (Bkz.: Mustafa Kutlu’nun “Yoksulluk İçimizde; Yokuşa Akan Sular”daki öyküleri), milliyetçilik duyguları, kültürel müşterekleriyle Türklük dünyası –önceki örneklerine göre daha ideolojik bir perspektiften- Türk öykücülüğüne eklenmiştir (Bkz.: Sevinç Çokum’un “Rozayla Ana”; Mehmet Niyazi Özdemir’in “Bayram Hediyesi” adlı öyküsü).
Sonuç olarak, ‘70’li yıllarda Türk öykücülüğü, edebiyatı araç olarak gören bir yönelişin aşrı baskısı altında, parti beyannamesine dönüşme tehlikesiyle yüz yüze gelmesine rağmen, edebiyatın ideolojiler-üstü değerini sezen öykücüler eliyle, aslına uygun mecrasında yürütülebilmiş, o dönemden bugünlere de zaten sadece bu öykücüler kalabilmiştir.
’70’yılların edebiyat/öykü deneyimi, onca olumsuzluklarına rağmen Türk öykücülüğünde yeni bir “eda”, ses, içerik ve biçim arayışını beraberinde getirmiş, Türk öykücülüğü aşırı siyalaşan edebiyat ortamından da yine kendisi kalarak ve güçlenerek yoluna devam etmiştir.
_________________
(1)Bu öykücülerin ‘70’li yıllarda şu öykü kitapları yayımlanmıştır: Dursun Akçam: Kafkas Kızı (1970); Taş Çorbası (1972); Köyden İndim şehre (1973), Haley (1975); Talip Apaydın: Öte Yakadaki Cennet (1972), Koca Taş (1974), Yolun Kıyısındaki Adam (1979); Yusuf Ziya Bahadınlı: Haçça Büyüdü Hatiş Oldu (1978); Mehmet Başaran: Sürgünler (1970), Elif Diye Bir Türkü (1976), Boyalıırmak (1979); Fakir Baykurt: Anadolu Garajı (1970), On Binlerce Kağnı (1971), Çilli-karın Ağrısı-Cüce (1971), Can Parası (1973), İçerideki Oğul (1974), Sınırdaki Ölüm (1975), Şamar Oğlanları (1976), Kalekale (1978); Vüs’at O. Bener: Dost, Yaşamasız ve Yeni Öyküler (1977); Necati Cumalı: Makedonya (1976, Dila Hanım, 1978), Kente İnen Kaplanlar (1976), Revizyonist (1979), Yakub’un Koyunları (1979); Orhan Duru: Ağır İşçiler (1974); Ferit Edgü: Bir Gemide (1978); Sabahat Emir: Geceyle Gelen (1977); Leyla Erbil: Eski Sevgili (1977); Fahri Erdinç: Canlı Barikat (1973), Türkiye Hikayeleri (1976); Nihat Eruz: Yumma (1971), Gül Hırsızı (1973), İnsanca (1978); Ferzan Gürel: Kara Tutku (1971), Ölü Gözden Yaş (1979); Muzaffer Hacıhasanoğlu: Eller (1978); Afet Ilgaz: Halk Hikayeleri (1972), çeribaşı Aptullah’la İdamlık İsmail (1974); Tarık Dursun K.: 36 Kısım Tekmili Birden (1970), Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep (1972), Bahriyeli Çocuk (1976); Nursen Karas: Türkü Olan Kadın (1972); Bilge Karasu: Uzun Sürmüş Bir Günün akşamı (1970), Göçmüş Kediler Bahçesi (1979); Samim Kocagöz: Alandaki Delikanlı (1978); Nezihe Meriç: Dumanaltı (1979); Erdal Öz: Kanayan (1973); Demir Özlü: Öteki Günler Gibi Bir Gün (1974); Adnan Özyalçıner: Yağma (1971), Yıkım Günleri (1972), Gözleri Bağlı Adam (1977); Zeyyat Selimoğlu: Kıçüstünde Toplantı (1970), Koca Denizde İki Nokta (1973), Karaya Vurdu Deniz (1975), Deprem (1976); Kamuran Şipal: Buhurumeryem (1971); Necati Tosuner: Kambur (1972), Sisli (1977); Şevket Yücel: Güneşin Parmakları (1970); Tahsin Yücel: Dönüşüm (1975);
(2)Bu öykücülerin şimdiye kadar yayımlanmış öykü kitapları: Sevgi Soysal: Tutkulu Perçem (1962), Tante Roza (1968), Barış Adlı Çocuk (1976); Rasim Özdenören: Hastalar ve Işıklar (1967), Çözülme (1973), Çok Sesli Bir Ölüm (1974), Çarpılmışlar (1977), Denize Açılan Kapı (1983), Kuyu (1999), Hışırtı (2000), Ansızın Yola Çıkmak (2000), Toz (2002); Selim İleri: Cumartesi Yalnızlığı (1968), Pastırma Yazı (1968), Dostlukların son Günü (1975), Bir Denizin Eteklerinde (1980), Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler (1982), Son Yaz Akşamı (1983), Hüzün Kahvesi (1991), Kötülük (1992), Otuz Yılın Bütün Hikayeleri 1967-1997 (1997); Bekir Yıldız: Reşo Ağa (1968), Kara Vagon (1969), Kaçakçı Şahan (1970), Sahipsizler (1971), Evlilik Şirketi (1972), Beyaz Türkü (1973), Alman Ekmeği (1974), Dünyadan Bir atlı Geçti (1975), İnsan Postası (1976, Düneydoğu Zindanı’yla birlikte, 1983), Demir Bebek (1977), Güney Doğu Öyküleri (Kaçakçı Şahan-Kara Vagon, 1979), Mahşerin İnsanları (1982), Bozkır Gelini (1985), Seçilmiş Öyküler (1990); Adalet Ağaoğlu: Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi (1978), Hadi Gidelim (1982), Hayatı Savunma Biçimleri (1997); Hulki Aktunç: Gidenler Dönmeyenler (1976), Kurtarılmış Haziran (1977), Ten ve Gölge (1985), Bir Yer Göstericinin Hayatı (1989), Güz Her Şeyi Bilir (1998), Toplu Öyküler I (2003), Toplu Öyküler II (2003); İnci Aral: Ağda Zamanı (1979), Kıran Resimleri (1983), Uykusuzlar (1984), Sevginin Eşsiz Kışı (1986), Gölgede 40 Derece (2000); Oğuz Atay: Korkuyu Beklerken (1975); Selçuk Baran: Haziran (1972), Anaların Hakkı (1977), Kış Yolculuğu (1984), Tortu (1984), Yelkovan Yokuşu (1989), Arjantin Tangoları (1992), Porselen Bebek (1996); Ayhan Bozfırat: İstasyon (1971), Fırıldak (1972), Sokak Lambaları (1980), Bütün Hikayeleri (1999); Şevket Bulut: Al Karısı (1971), Sarı Arabalar (1974), Dilek Çınarı (1975), Kefensiz Ölüler (1984), Sınırdaki Tarla (1996), Yıkık Minare (1996), Baharı Görmeyen Çocuklar (1996); Sevinç Çokum: Eğik Ağaçlar (1972), Bölüşmek (1974), Makine (1976), Derin Yara (1984), Onlardan Kalan (1987), Rozayla Ana (1993), Bir Eski Sokak Sesi (Eğik Ağaçlar ve Bölüşmek, 1996), Evlerinin Önü (Makine ve Derin Yara, 1997), Beyaz Bir Kıyı (1998), Gece Kuşu Uzun Öter (2001); Nazlı Eray: Ah Bayım Ah (1976), Geceyi Tanıdım (1979), Kız Öpme Kuyruğu (1982), Hazır Dünya (1984), Kuş Kafesindeki Tenör (1985), Eski Gece Parçaları (1986), Yoldan Geçen Öyküler (1987), Aşk Artık Burada Oturmuyor (1989); Şiir Erkök Yılmaz: Hop Eden Şey (1978), Uyanamamak (1987), Abdullah’ın ablası (1996), Enayi Bir Aşk (1997); Füruzan: Parasız Yatılı (1971), Kuşatma (1972), Benim Sinemalarım (1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982), Gül Mevsimidir (1985), Yedi Öykü (1992), Sevda Dolu Bir Yaz (1999); Necati Güngör: Yolun Başı (1973), Sevgi Ekmektir (1978), Bu Sevda Ölmek (1983), Hayatımın Yedi Hikayesi (1984), Unutulmaz Bir Kadın Resmi (1986), Sinema Kuşu Sevgilim (1990), Babamın Sedef Çakısı (1991), Masal Kuşu (1992), İyiler Genç Ölür (1998), Hikayemde Hayvan Var (2002), Üsküdar’a Gidelim (2003); Nedim Gürsel: Uzun Sürmüş Bir Yaz (1975), Kadınlar Kitabı (1983), Sevgilim İstanbul (1986), Sorguda (1988), Son Tramvay (1991), Öğleden Sonra Aşk (2002), Cicipapa (Toplu öyküler, 2002) ; Ayşe Kilimci: Yapma Çiçek Ustaları (1976), Sevdadır Her İşin Başı (1983), Sevgi Yetimi Çocuklar (1987), Gül Bekçisi / Eylül Arifesi Mektuplar (1989), Yeni Moda Aşklar Destanı (1997), Mucize Var mıdır, Memet Abla? (2002); Mustafa Kutlu: Ortadaki Adam (1970), Gönül İşi (1974), Yokuşa Akan Sular (1979), Yoksulluk İçimizde (1981), Ya Tahammül Ya Sefer (1983), Bu Böyledir (1987), Sır (1991), Arkakapak Yazıları (1995), Hüzün ve Tesadüf (1999), Uzun Hikaye (UÖ, 2000), Beyhude Ömrüm (UÖ, 2001), Mavi Kuş (UÖ, 2002), Tufandan Önce (UÖ, 2003), Rüzgarlı Pazar (UÖ, 2004); Metin Önal Mengüşoğlu: Gavur Kayırıcılar (1973), Dr. S. (1987), İstanbul Hikayeleri (2004); Necati Mert: Gramafonlar, Radyolar, Teypler (1979), Minnacık Bir Uçurum (1994), Geceye Uçurulan Güvercinler (1996), Gönüller Küçüldü (2002); Mustafa Miyasoğlu: Geçmiş Zaman Aynası (1976), Pancur (1998), Devrim Otomobili (2003); Aysel Özakın: Sessiz Bir Dayanışma (1976), Kanal Boyu (1982), Hamburg Akşamları (1986), Mavi Maske (1988); Mehmet Niyazi Özdemir: Bayram Hediyesi (1971); Tezer Özlü: Eski Bahçe (1978), Eski Bahçe – Eski Sevgili (1987); Osman Şahin: Kırmızı Yel (1971), Acenta Mirza (1974), Ağız İçinde Dil Gibi (1980), Acıduman (1983), Kolları Bağlı Doğan (1988), Ay Bazen Mavidir (1989), Başaklar Geceye Doğar (1991), Selam Ateşleri (1993), Yeraltında Uçan Kuş (1998), Mahşer (1998), Kanatları Yamalı Kuş (1999), Sarı Sesszilik (Bütün Öyküleri I, 1999), Ay Bazen Mavidir (Bütün Öyküleri II, 1999), Ölüm Oyunları (2002); Tomris Uyar: İpek ve Bakır (1971), Özdeşmeler ve Şahmeran Hikayesi (1973, Ödeşmeler, 1982), Diz Boyu Papatyalar (1975), Yürekte Bukağı (1979), Yaz Düşleri/ Düş Kışları (1981), Gece Gezen Kızlar (1983), Rus Ruleti / Dön Geri Bak (1985), Geri Dön Bak (Ödeşmeler / Gece Gezen Kızlar, 1985), Yaza Yolculuk (1989), Sekizinci Günah (1990), Otuzların Kadını (1992), İki Yaka İki Uç (Gençlik Öyküleri, Seçmeler, 1992), Aramızdaki Şey (1997)
Dursun Akçam, Talip Apaydın, Yusuf Ziya Bahadınlı, Mehmet Başaran, Fakir Baykurt, Vüs’at O. Bener, Necati Cumalı, Orhan Duru, Ferit Edgü, Sabahat Emir, Leyla Erbil, Fahri Erdinç, Nihat Eruz, Ferzan Gürel, Muzaffer Hacıhasanoğlu, Afet Ilgaz, Tarık Dursun K., Nursen Karas, Bilge Karasu, Samim Kocagöz, Nezihe Meriç, Erdal Öz, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner, Zeyyat Selimoğlu, Kamuran Şipal, Necati Tosuner, Şevket Yücel ve Tahsin Yücel(1) asıl ‘70’li yıllarda yayımladıkları ürünleri/kitaplarıyla Türk öykücülüğü içinde kendilerine ve dolayısıyla temsil ettikleri ya da izledikleri öykü eğilimlerine kalıcı bir yer sağlarlarken, ilk öykü kitaplarını 1962’de yayımlayan Sevgi Soysal, 1967’de yayımlayan Rasim Özdenören, 1968’de yayımlayan Selim İleri ve Bekir Yıldız da yine bu on yıldaki öykü çalışmalarıyla öne çıkmışlardır.
1950-70 arasında yayımlanan 371 öykü kitabına karşılık, ‘70’li yıllarda 327 öykü kitabının yayımlanmış olması, adları zikredilen öykücülerin ’70 yılların öykü ortamındaki güçlerini tek başına göstermekle birlikte, aynı yıllarda adlarını edebiyat dergilerinde duyuran, öykülerini kitaplaştıran Tahir Abacı, Adalet Ağaoğlu, Mehmet Akçınar; Hulki Aktunç, İbrahim Ethem Aladağ, Garo Alagöz, Turan Altuntaş, İnci Aral, Cemal Arzu, Oğuz Atay, Kemal Ateş, Mustafa Balel, Selçuk Baran, Arif Baş, Pakize Başaran, Remziye Batuhan, Şemsi Belli, O. Hasan Bıldırki, Şükrü Bilgiç, Mehmet Emin Bozarslan, Ayhan Bozfırat, Savaş Böke, Şevket Bulut, İbrahim Zeki Burdurlu, Abbas Çılga, Mehmet Çağlıkasap, Kemal Çalıkoparan, Baha Çalt, Osman Çelik, Sabri Çoksolmaz, Sevinç Çokum, Atilla Damar, Gülten Dayıoğlu, Saliha Devres, Behiç Duygulu, Mithat Enç, Nazlı Eray, İbram Erdem, Şiir Erkök Yılmaz, Nusret Ertürk, Ergun Evren, Füruzan (Selçuk), Naci Girginsoy, Avni Givda, Mehmet Güler, Hakkı Gümüştaş, Burhan Günel, Mehmet Güner, Yılmaz Güney, Necati Güngör, Sakıp Güran, Fatma Gürel, Nail Güreli, Nedim Gürsel, Necati Haksun, Yıldız İncesu, Ümit Kaftancıoğlu, Lifti Kaleli, Yılmaz Kapalp, Y. Kenan Karacanlar, Sezai Karakoç, İ. Güven Kaya, Celal Kayıkçı, Kemal Bekir, Serhat Kestel, İsmail Kıllıoğlu, Hasan Kıyafet, Ayşe Kilimci, Özcan Kokulu, Ramazan Korkmaz, Mustafa Köylüoğlu, Cevdet Kudret, Şükran Kurdakul, Mustafa Kutlu, Mehmet Semih, Necati Mert, Mustafa Miyasoğlu, Ali Kemal Nacaroğlu, M. Fahri Oğuz, Metin Önal Mengüşoğlu, Fuat Örer, Aysel Özakın, Celal Özcan, Mehmet Niyazi Özdemir, Tezer Özlü, Yüksel Pazarkaya, Peride Celal, Ruşen Hakkı, Selim Sabit Salınan, Fethi Savaşçı, Abbas Sayar, Veysel Serçe, Nazım Sökmen, Osman Şahin, Ulufer Şahin, M. Ali Taşçı, Mehmet Taşdiken, Erhan Tığlı, Ömer Faruk Toprak, Teoman Uçgun, Hüseyin Ulaş, Şahin Ulufer, Tomris Uyar, Nurettin Uytun, Esen Yel, Durali Yılmaz ve Cahit Zarioğlu’ndan oluşan 108 yeni öykücü de Türk öykücülüğü açısından ‘70’li yılların önceki yıllara göre farklarını haber vermiştir.
Kemiyeti bir yana bırakıp, Sezai Karakoç, Peride Celal ve Cevdet Kudret gibi öykülerini geç kitaplaştırmış öykücüleri dışarıda, Rasim Özdenören, Selim İleri, Sevgi Soysal ve Bekir Yıldız’ı içeride tutarak bakıldığında da kalıcı izleri, ve yeni kuşak öykücüler üstündeki etkileri halen devam eden Adalet Ağaoğlu, Hulki Aktunç, İnci Aral, Oğuz Atay, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Şevket Bulut, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Şiir Erkök Yılmaz, Füruzan, Necati Güngör, Nedim Gürsel, Ayşe Kilimci, Mustafa Kutlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Necati Mert, Mustafa Miyasoğlu, Aysel Özakın, Mehmet Niyazi Özdemir, Tezer Özlü, Osman Şahin ve Tomris Uyar(2) üstünden belirttiğimiz sonucun yine önemini koruduğu görülecektir.
Bu öykücülerin her biri, Türk öykücülüğünde daha önce yer almayan konuları, kişileri öyküye dahil etmekle kalmamış, yazar olarak Türk öykücülüğüne yeni teknikler, yeni üsluplar kazandırırken, kişi olarak da toplumsal sorumluluk bilincinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Buradan hareketle ’70’li yıllardaki Türk öykücülüğü yakından irdelediğimizde zikredilen öykücüler üstünden şu hususların öne çıktığını görülmektedir:
1-Eğitim seviyesinin yükselmesi, eğitimli kadınların sosyal hayatın içinde daha aktif olarak yer almaları, kurulu sistemdeki yanlışları gösterme ihtiyacı, seçilen ve bağlanılan dünya görüşleri itibariyle yaşanan hayatın, siyasal-ekonomik, devlet-halk ilişkilerinin ve kültürel-ahlaki değerlerin sorgulanır hale gelmesine bire bir bağlı olarak ortaya çıkan “yazarak ifade etme ihtiyacı” edebi bir kazanıma dönüşmüştür.
Özellikle bayan kadın öykücülerin sayısında büyük bir artış yaşanmış ve bu artışın daha önceki yıllardaki gibi onlara erkekler tarafından bilinerek sağlanan daha geniş bir alandan değil bizzat yürüttükleri, gerçekleştirdikleri bir var olma eyleminden kaynaklandığı görülmüştür. Artık, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, İnci Aral, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Şiir Erkök Yılmaz, Füruzan, Ayşe Kilimci, Aysel Özakın, Tezer Özlü ve Tomris Uyar’la birlikte toplumcu gerçekçiliğin yorumunda, kent-insan çatışmasına, kadın-çocuk sömürüsüne, birey ve ahlak algısına, gelenek ve hayat anlayışına, göç olgusuna mahsus konularda öncelikle kadın öykücülerin öyküleriyle açtıkları izleklerden yürünecek, bu anlamda söz konusu yazarların öykü aracılığıyla gündeme taşıdıkları birçok konu erkekler tarafından yüklenilemeyecek kadar özel ve biricik bir değer kazanamıştır.
2-Son iki yüz yıldır süregelen toplumsal değişme projelerinin taşra insanında neden olduğu ruhsal tahribat, insan-devlet-çevre ilişkilerindeki bozulma, henüz hazmedilemeyen modern kültürün neden olduğu iç ve dış çatışma, sosyo-ekonomik statüdeki belirsizliklerden kaynaklanan kişilik, kimlik çatışmaları, köyden/kasbadan kente göçün beslediği emek sömürüsü ’70 yıllar öykücülüğünün işlediği önemli konuları haline gelmiştir. Rasim Ödenören, toplumsal değişme sürecindeki taşra kentlerinde modernleşmenin neden olduğu sosyal ve kültürel iç-çatışmayı, Şevket Bulut taşradaki çarpık devlet-yönetici-halk ilişkilerini öykülerine taşırken, Sevinç Çokum, sürekli değişen ve bozulan dünyada milli değerleri korumaya çalışan bireyleri işlemiştir.
3-Geçmiş yılların en etkili edebi bir akımı olan toplumcu gerçekçilik, yeni on yılda da büyük oranda içerik ve biçim değişikliğine uğrayarak varlığını sürdürmüştür; Osman Şahin ve Bekir Yıldız’ın öykülerine yine onca kabalığıyla sinen toplumcu gerçekçilik, Selim İleri, Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, Hulki Aktunç, Necati Güngör ve Necati Mert’in öykülerinde ağa-maraba şablonunu kırmış, tümüyle rafineleşmiş, estetik açıdan incelerek daha batıcıl bir içeriğe kavuşmuştur.
Bu teknik/estetik gelişmeye rağmen, ‘70’li yıllarda yaşanan önemli toplumsal, siyasal ve ekonomik olaylar doğrultusunda, keskin köşeli yeni ideolojik grupların oluşması aynıyla edebiyata yansıyınca, mevcut toplumcu gerçekçilikten sosyalist gerçekçiliğe doğru bir evrilme meydana gelmiştir. Bu nedenle toplumcu gerçekçilik, adlarını zikrettiğimiz öykücülerin elinde olumlu bir içerik yüklenirken, siyasallaşma ortamında etkileri daha da yaygınlaşan Köy Enstitülü yazarların, Kemalist-sosyalist devrimin gerçekleşmesi yolunda edebiyatı “araç” olarak görmeleri sonucunda toplumcu gerçekçilik yeni on yılda, ‘50’li yıllardaki içeriğinden daha da geriye gitmekle kalmamış, edebi anlamda olumlu ve olumsuz iki toplumsal gerçekçiliğin eş zamanlı olarak uygulanması problemi doğmuştur.
4-Muhafazakâr, sağcı ve Müslüman grupların desteğiyle 1969 seçimlerinden başarıyla çıkan AP, 1970’in daha ilk ayında 72 AP’linin muhtırasına muhatap olmuş, 26 Ocak 1970’de Necmettin Erbakan ve 17 arkadaşının Milli Nizam Partisi’ni kurmalarıyla destek gruplarından en önemlisini yitirme tehlikesiyle yüz yüze gelmiş, 11 Şubat 1970’de AP’nin 41 milletvekili bütçeye ret oyu vermekle ve partiden birer birer ayrılmakla kalmayıp, 18 Aralık 1970’de Demokratik Parti’yi kurarak AP’nin güç kaybını hızlandırmışlardır. Öte yandan, sıkıyönetimin ilanına neden olan 15-16 Haziran İşçi olayları, Milli Demokratik Devrim yanlılarının Fikir Kulüpleri Federasyonu’nu ele geçirdikten sonra bu federasyon üstünden yeni oluşturdukları Devrimci Gençlik Federasyonu’yla da (Dev-Genç) soldaki iç bölünmeleri ortadan kaldıramaması, bunlardan bazılarının silahlı eylemde karar kılması AP iktidarının huzur ve sükûn vaadine gölge düşürmüştür.
Bu şartlarda edebiyat (özelde, öykü) hem kendi asli özne ve nesnesine uygun bir mecrada devam etmiş, hem de yeni militanca sesin, sloganik söyleyişin, marş ritminin destekçisi olma rolünü üstlenmiştir. Yukarıda değinilen “kendini ifade etme” ihtiyacı siyasallaşma olgusuyla daha çok bütünleşince, edebi planda keyfiyete göre kemiyet daha önemli olmaya başlamışsa da, kendilerini solda tanımladıkları halde, edebiyatın asli işlevlerini ayrıştırılamaz bir bütün olarak gören Selim İleri, Hulki Aktunç, Oğuz Atay, Selçuk Baran, Ayhan Bozfırat, Nazlı Eray, Füruzan, Tezer Özlü ve Tomris Uyar eliyle Türk öykücülüğü kendi edebi mecrası içinde geleceğe aktarılabilmiştir.
Selim İleri, insan/kent hayatının yapay ilişkilerine karşı bireyselliği, yalnızlığı, hüznü ve duyarlılığı öne alan bir iç tepkiyi, Hulki Aktunç, şiirle öykü dili arasında kurduğu estetik/dilsel bir bağı, Oğuz Atay, metin üretiminin iç sorunsalını, Selçuk Baran, zorlu kent yaşantısının sindirdiği, silikleştirdiği suskun, acılı, ağrılı bireyleri, Ayhan Bozfırat, Ziya Osman Saba’nın şiirindeki dünyayı, Nazlı Eray, hayatın değişen dengelerine karşı ironik serzenişi ve gerçek-üstüne sığınışın sağlayabileceği ruh güvenliğini, Füruzan, büyük kentin varsıl ve yoksul kesimi arasında kalan göçmenlerin hayat, uyum sorununu, kadın ve işçi sömürüsünü, kapitalizmin biçimlendirdiği yanlış hayatları, Nedim Gürsel, siyasal arenada idealleriyle güçsüzlüğü arasında sıkışıp kalmış, yenilmiş insanların hazcılığa ve özleme sığınışlarını, Tezer Özlü, kendi anılarıyla zenginleştirdiği iç gözlemlerini ve müsteşrik bir bakış açısını, Tomris Uyar, şiirsel duyarlılığı, derin ayrıntıyı ve inandırıcılığı ısrarla Türk öykücülüğüne aktararak, öykü mecrasının yetkin yapısını korumuştur.
5-Bu dönemin öykücüleri, zamanın onca değişken temposuna ve baskın ideolojik fenomenlerine rağmen, önemli olayların asıl karakterini soyutlayacak oranda zamanın nabzını ellerinde tutmuşlardır.
İnci Aral, kadın-erkek ilişkilerinin derin boyutunu, ideolojik taleplerin toplumsal ve bireysel yaşantı üstündeki yakıcı etkilerini, Mustafa Kutlu, büyük kenti yeni yaşama alanı olarak seçenlerin, sosyo-kültürel değişmeler karşısındaki tutumlarını, geleneksel kimi değerlerin çıkar ilişkileriyle kirletilişini, Necati Mert, küçük kent insanın toplumsal değişme sürecindeki kültürel ve siyasal çelişkilerini ısrarla işlemiştir.
6-Toplumsal ve ekonomik hayatın mevcut dengelerini altüst eden büyük kente göç olgusu, aynı yolla kentli olmuş, orada farklı bir bakış açısı ve duyarlılık yüklenmiş öykücüler üstünden daha gerçekçi planlar içinde Türk öykücülüğüne yansıtılmıştır. Söz konusu plan, taşraya toplumcu gerçekçilik kapsamında salt yoksulluk, acı ve sömürü noktasından yaklaşan yer yer buyurgan, eleştirici ve aşağılayıcı bakış açısında köklü bir kırılmaya neden olmuş, Köy Enstitülü yazarların anlayış ve eserleri edebi kimlik ve keyfiyet noktasında kendiliğinden tartışmalı bir konuma oturmuştur. Mustafa Kutlu, Şevket Bulut, Adalet Ağaoğlu, Necati Mert ve Mustafa Miyasoğlu’nun öyküleri belirtilen değişmenin ilk habercileri olmuştur.
7-Bu dönemin öykülerinde, özelden genele, bireyden topluma doğru yeni açılım gerçekleştirilmiş; toplumsal, ekonomik, siyasal olgulara, bireyselliğin belirginleşmesinde bir fon işlevi yüklenmiştir. Diğer bir söyleyişle, bunalımcıların (varoluşçuların) birey merkezli, toplumcu gerçekçilerin halk merkezli bakış açıları ‘70’li yıllardaki öykücülerin eliyle tek ve olumlu bir çizgide bütünlenmiştir. Selim İleri, Hulki Aktunç, Oğuz Atay, Füruzan, Mustafa Kutlu, Necati Mert, Metin Önal Mengüşoğlu ve Tomris Uyar belirtilen bütünleştirmenin ilk önemli örneklerini oluşturmuşlardır.
8-Edebiyat ortamındaki siyasallaşmanın etkisiyle Türk öykücülüğünde bidayetinden beri var olan materyalist, metafizik/mistik ve milliyetçi/muhafazakâr eğilimler yeni dönemde netleşmekle kalmamış, Türk öykücülüğünü besleyen birer farklı damara dönüşmüştür. Kedilerini solda tanımlayan öykücüler materyalist, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu, Mustafa Miyasoğlu ve Metin Önal Mengüşoğlu metafizik/mistik, Sevinç Çokum ve Mehmet Niyazi Özdemir milliyetçi/muhafazakâr damarı işleyen ve bugüne taşıyan öykücüler olmuştur. Bu sayede Tük öykücülüğünün 1890’dan itibaren 80 yılda konumlandığı edebi alan ‘70’li yıllarda genişlemiş, türün batılı örnekleri kolayca aşılırken (Bkz.: Füruzan’ın “Çocuk” adlı öyküsü), geleneksel hikâyenin/tasavvufi metinlerin anlatım imkanları bugüne taşınmış (Bkz.: Mustafa Kutlu’nun “Yoksulluk İçimizde; Yokuşa Akan Sular”daki öyküleri), milliyetçilik duyguları, kültürel müşterekleriyle Türklük dünyası –önceki örneklerine göre daha ideolojik bir perspektiften- Türk öykücülüğüne eklenmiştir (Bkz.: Sevinç Çokum’un “Rozayla Ana”; Mehmet Niyazi Özdemir’in “Bayram Hediyesi” adlı öyküsü).
Sonuç olarak, ‘70’li yıllarda Türk öykücülüğü, edebiyatı araç olarak gören bir yönelişin aşrı baskısı altında, parti beyannamesine dönüşme tehlikesiyle yüz yüze gelmesine rağmen, edebiyatın ideolojiler-üstü değerini sezen öykücüler eliyle, aslına uygun mecrasında yürütülebilmiş, o dönemden bugünlere de zaten sadece bu öykücüler kalabilmiştir.
’70’yılların edebiyat/öykü deneyimi, onca olumsuzluklarına rağmen Türk öykücülüğünde yeni bir “eda”, ses, içerik ve biçim arayışını beraberinde getirmiş, Türk öykücülüğü aşırı siyalaşan edebiyat ortamından da yine kendisi kalarak ve güçlenerek yoluna devam etmiştir.
_________________
(1)Bu öykücülerin ‘70’li yıllarda şu öykü kitapları yayımlanmıştır: Dursun Akçam: Kafkas Kızı (1970); Taş Çorbası (1972); Köyden İndim şehre (1973), Haley (1975); Talip Apaydın: Öte Yakadaki Cennet (1972), Koca Taş (1974), Yolun Kıyısındaki Adam (1979); Yusuf Ziya Bahadınlı: Haçça Büyüdü Hatiş Oldu (1978); Mehmet Başaran: Sürgünler (1970), Elif Diye Bir Türkü (1976), Boyalıırmak (1979); Fakir Baykurt: Anadolu Garajı (1970), On Binlerce Kağnı (1971), Çilli-karın Ağrısı-Cüce (1971), Can Parası (1973), İçerideki Oğul (1974), Sınırdaki Ölüm (1975), Şamar Oğlanları (1976), Kalekale (1978); Vüs’at O. Bener: Dost, Yaşamasız ve Yeni Öyküler (1977); Necati Cumalı: Makedonya (1976, Dila Hanım, 1978), Kente İnen Kaplanlar (1976), Revizyonist (1979), Yakub’un Koyunları (1979); Orhan Duru: Ağır İşçiler (1974); Ferit Edgü: Bir Gemide (1978); Sabahat Emir: Geceyle Gelen (1977); Leyla Erbil: Eski Sevgili (1977); Fahri Erdinç: Canlı Barikat (1973), Türkiye Hikayeleri (1976); Nihat Eruz: Yumma (1971), Gül Hırsızı (1973), İnsanca (1978); Ferzan Gürel: Kara Tutku (1971), Ölü Gözden Yaş (1979); Muzaffer Hacıhasanoğlu: Eller (1978); Afet Ilgaz: Halk Hikayeleri (1972), çeribaşı Aptullah’la İdamlık İsmail (1974); Tarık Dursun K.: 36 Kısım Tekmili Birden (1970), Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep (1972), Bahriyeli Çocuk (1976); Nursen Karas: Türkü Olan Kadın (1972); Bilge Karasu: Uzun Sürmüş Bir Günün akşamı (1970), Göçmüş Kediler Bahçesi (1979); Samim Kocagöz: Alandaki Delikanlı (1978); Nezihe Meriç: Dumanaltı (1979); Erdal Öz: Kanayan (1973); Demir Özlü: Öteki Günler Gibi Bir Gün (1974); Adnan Özyalçıner: Yağma (1971), Yıkım Günleri (1972), Gözleri Bağlı Adam (1977); Zeyyat Selimoğlu: Kıçüstünde Toplantı (1970), Koca Denizde İki Nokta (1973), Karaya Vurdu Deniz (1975), Deprem (1976); Kamuran Şipal: Buhurumeryem (1971); Necati Tosuner: Kambur (1972), Sisli (1977); Şevket Yücel: Güneşin Parmakları (1970); Tahsin Yücel: Dönüşüm (1975);
(2)Bu öykücülerin şimdiye kadar yayımlanmış öykü kitapları: Sevgi Soysal: Tutkulu Perçem (1962), Tante Roza (1968), Barış Adlı Çocuk (1976); Rasim Özdenören: Hastalar ve Işıklar (1967), Çözülme (1973), Çok Sesli Bir Ölüm (1974), Çarpılmışlar (1977), Denize Açılan Kapı (1983), Kuyu (1999), Hışırtı (2000), Ansızın Yola Çıkmak (2000), Toz (2002); Selim İleri: Cumartesi Yalnızlığı (1968), Pastırma Yazı (1968), Dostlukların son Günü (1975), Bir Denizin Eteklerinde (1980), Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler (1982), Son Yaz Akşamı (1983), Hüzün Kahvesi (1991), Kötülük (1992), Otuz Yılın Bütün Hikayeleri 1967-1997 (1997); Bekir Yıldız: Reşo Ağa (1968), Kara Vagon (1969), Kaçakçı Şahan (1970), Sahipsizler (1971), Evlilik Şirketi (1972), Beyaz Türkü (1973), Alman Ekmeği (1974), Dünyadan Bir atlı Geçti (1975), İnsan Postası (1976, Düneydoğu Zindanı’yla birlikte, 1983), Demir Bebek (1977), Güney Doğu Öyküleri (Kaçakçı Şahan-Kara Vagon, 1979), Mahşerin İnsanları (1982), Bozkır Gelini (1985), Seçilmiş Öyküler (1990); Adalet Ağaoğlu: Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi (1978), Hadi Gidelim (1982), Hayatı Savunma Biçimleri (1997); Hulki Aktunç: Gidenler Dönmeyenler (1976), Kurtarılmış Haziran (1977), Ten ve Gölge (1985), Bir Yer Göstericinin Hayatı (1989), Güz Her Şeyi Bilir (1998), Toplu Öyküler I (2003), Toplu Öyküler II (2003); İnci Aral: Ağda Zamanı (1979), Kıran Resimleri (1983), Uykusuzlar (1984), Sevginin Eşsiz Kışı (1986), Gölgede 40 Derece (2000); Oğuz Atay: Korkuyu Beklerken (1975); Selçuk Baran: Haziran (1972), Anaların Hakkı (1977), Kış Yolculuğu (1984), Tortu (1984), Yelkovan Yokuşu (1989), Arjantin Tangoları (1992), Porselen Bebek (1996); Ayhan Bozfırat: İstasyon (1971), Fırıldak (1972), Sokak Lambaları (1980), Bütün Hikayeleri (1999); Şevket Bulut: Al Karısı (1971), Sarı Arabalar (1974), Dilek Çınarı (1975), Kefensiz Ölüler (1984), Sınırdaki Tarla (1996), Yıkık Minare (1996), Baharı Görmeyen Çocuklar (1996); Sevinç Çokum: Eğik Ağaçlar (1972), Bölüşmek (1974), Makine (1976), Derin Yara (1984), Onlardan Kalan (1987), Rozayla Ana (1993), Bir Eski Sokak Sesi (Eğik Ağaçlar ve Bölüşmek, 1996), Evlerinin Önü (Makine ve Derin Yara, 1997), Beyaz Bir Kıyı (1998), Gece Kuşu Uzun Öter (2001); Nazlı Eray: Ah Bayım Ah (1976), Geceyi Tanıdım (1979), Kız Öpme Kuyruğu (1982), Hazır Dünya (1984), Kuş Kafesindeki Tenör (1985), Eski Gece Parçaları (1986), Yoldan Geçen Öyküler (1987), Aşk Artık Burada Oturmuyor (1989); Şiir Erkök Yılmaz: Hop Eden Şey (1978), Uyanamamak (1987), Abdullah’ın ablası (1996), Enayi Bir Aşk (1997); Füruzan: Parasız Yatılı (1971), Kuşatma (1972), Benim Sinemalarım (1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982), Gül Mevsimidir (1985), Yedi Öykü (1992), Sevda Dolu Bir Yaz (1999); Necati Güngör: Yolun Başı (1973), Sevgi Ekmektir (1978), Bu Sevda Ölmek (1983), Hayatımın Yedi Hikayesi (1984), Unutulmaz Bir Kadın Resmi (1986), Sinema Kuşu Sevgilim (1990), Babamın Sedef Çakısı (1991), Masal Kuşu (1992), İyiler Genç Ölür (1998), Hikayemde Hayvan Var (2002), Üsküdar’a Gidelim (2003); Nedim Gürsel: Uzun Sürmüş Bir Yaz (1975), Kadınlar Kitabı (1983), Sevgilim İstanbul (1986), Sorguda (1988), Son Tramvay (1991), Öğleden Sonra Aşk (2002), Cicipapa (Toplu öyküler, 2002) ; Ayşe Kilimci: Yapma Çiçek Ustaları (1976), Sevdadır Her İşin Başı (1983), Sevgi Yetimi Çocuklar (1987), Gül Bekçisi / Eylül Arifesi Mektuplar (1989), Yeni Moda Aşklar Destanı (1997), Mucize Var mıdır, Memet Abla? (2002); Mustafa Kutlu: Ortadaki Adam (1970), Gönül İşi (1974), Yokuşa Akan Sular (1979), Yoksulluk İçimizde (1981), Ya Tahammül Ya Sefer (1983), Bu Böyledir (1987), Sır (1991), Arkakapak Yazıları (1995), Hüzün ve Tesadüf (1999), Uzun Hikaye (UÖ, 2000), Beyhude Ömrüm (UÖ, 2001), Mavi Kuş (UÖ, 2002), Tufandan Önce (UÖ, 2003), Rüzgarlı Pazar (UÖ, 2004); Metin Önal Mengüşoğlu: Gavur Kayırıcılar (1973), Dr. S. (1987), İstanbul Hikayeleri (2004); Necati Mert: Gramafonlar, Radyolar, Teypler (1979), Minnacık Bir Uçurum (1994), Geceye Uçurulan Güvercinler (1996), Gönüller Küçüldü (2002); Mustafa Miyasoğlu: Geçmiş Zaman Aynası (1976), Pancur (1998), Devrim Otomobili (2003); Aysel Özakın: Sessiz Bir Dayanışma (1976), Kanal Boyu (1982), Hamburg Akşamları (1986), Mavi Maske (1988); Mehmet Niyazi Özdemir: Bayram Hediyesi (1971); Tezer Özlü: Eski Bahçe (1978), Eski Bahçe – Eski Sevgili (1987); Osman Şahin: Kırmızı Yel (1971), Acenta Mirza (1974), Ağız İçinde Dil Gibi (1980), Acıduman (1983), Kolları Bağlı Doğan (1988), Ay Bazen Mavidir (1989), Başaklar Geceye Doğar (1991), Selam Ateşleri (1993), Yeraltında Uçan Kuş (1998), Mahşer (1998), Kanatları Yamalı Kuş (1999), Sarı Sesszilik (Bütün Öyküleri I, 1999), Ay Bazen Mavidir (Bütün Öyküleri II, 1999), Ölüm Oyunları (2002); Tomris Uyar: İpek ve Bakır (1971), Özdeşmeler ve Şahmeran Hikayesi (1973, Ödeşmeler, 1982), Diz Boyu Papatyalar (1975), Yürekte Bukağı (1979), Yaz Düşleri/ Düş Kışları (1981), Gece Gezen Kızlar (1983), Rus Ruleti / Dön Geri Bak (1985), Geri Dön Bak (Ödeşmeler / Gece Gezen Kızlar, 1985), Yaza Yolculuk (1989), Sekizinci Günah (1990), Otuzların Kadını (1992), İki Yaka İki Uç (Gençlik Öyküleri, Seçmeler, 1992), Aramızdaki Şey (1997)
Kaynak:
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Arkadaşına Gönder!

